Bell Rock Deniz Feneri, sanayileşen dünyanın 7 harikasından biri

YORUM YAZIN 0
67
Bell Rock Deniz Feneri, Kuzey Denizi
Fotoğraf: visitScotland /pinterest.com
Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.
Bell Rock Deniz Feneri, uzaktan
Fotoğraf: Nigalius / deviantart.com

Dünyanın işlevini hala sürdüren en eski açık deniz feneri Bell Rock Deniz Feneri, inşasında karşılaşılan zorluklar nedeniyle sanayileşen dünyanın 7 harikasından biri olarak kabul ediliyor. On dokuzuncu yüzyılın mühendislik başarısı olarak tanımlanan fener, tamamlandığı günden bu yana taş işçiliği için tek bir onarım gerektirmemiş. Tasarımcısı ve mühendisi Robert Stephenson ile inşasını gerçekleştiren cesur adamlara bir anıt olarak görülen fenerin yapım hikayesi ise korkunç bir fırtınayla başlıyor.

1799 yılının Aralık ayında, İskoçya’nın kuzeydoğu kıyılarında korkunç bir fırtına yaşandı. Denizde olan gemiler devasa dalgalar nedeniyle büyük hasara uğradı. Fırtına öncesi demirlemiş gemiler ise sürüklenerek kıyıya çarptı. Fırtına tam üç gün sürdü, 70 gemi battı ve pek çok denizci hayatını kaybetti.

Aslında Tay Nehri’nin oluşturduğu körfez, fırtına sırasında bir çok gemiye sığınma alanı olabilirdi ancak hiç bir gemi dar körfezin girişinde yer Bell Rock kayası nedeniyle bunu göze alamadı. Kaya, o kadar tehlikeliydi ki birçok gemi, fırtınayı tercih etmişti.

Bir kumtaşı resifi olan Bell Rock, Kuzey Denizi’nde İskoçya kıyılarının 19 kilometre uzağında yer alan, kum taneciklerinin basınç altında kaynaşmasıyla oluşmuş bir kayaç. Inchcape Kayası olarak da bilinen kaya, 600 metre uzunluğunda. Yüksek gelgit altında olan kayalık gün boyunca sadece kısa dönemler içinde su yüzüne çıkıyor.

Fenerden önce çan

On dördüncü yüzyıldaki bazı kaynaklara göre, 1799’daki büyük fırtınadan çok önce, İskoçya’nın en zengin ve en güçlü manastırı olan Abbot of Aberbrothock’un başrahibi John Gedy, manastır rahiplerinden oluşan bir grupla kayaya çıkarak bir çan yerleştirdi. Deniz kıyısındaki resiflere duyulan korkudan dolayı yerleştiren çan, dalgaların her vuruşunda çalıyordu ve gemilere sesli bir uyarı veriyordu. Çana “Abbot’un Çanı” adı verildi. Ancak çan, Hollandalı korsan Ralph the Rover tarafından çalındığı için sadece bir yıl boyunca kaya üzerinde kalabildi. Bu hırsızlığın ironik yanı ise, korsanın gemisinin daha sonra aynı noktada batması oldu.

Sonrasında, yüzlerce yıl boyunca kayaya herhangi bir uyarı cihazı yerleştirmek için başka bir girişimde bulunulmadı. Ancak 1799’daki feci fırtına, resif üzerinde yer alacak bir uyarı ışığının bile birçok insanın hayatını kurtarabileceğini gösterdi.

Bell Rock Deniz Feneri, Robert Stephenson
Robert Stephenson Fotoğraf: unmuseum.org

Genç bir mühendis: Stevenson

On sekizinci yüzyılın sonlarında, 1795 yılında, İskoçya’da Kuzey Deniz Feneri Kurulu kuruldu. O yıllarda İskoçya kıyıları boyunca yedi büyük deniz feneri bulunuyordu. Gelgitin altındaki Bell Rock’ta bir fener yoktu ve herkes tarafından bir deniz feneri inşa etmek için çok zor bir yer olarak kabul ediliyordu. Ancak, fenerleri denetlemek ve onarmak için kurul adına çalışan Robert Stephenson adında genç bir mühendis, yaşanan fırtına faciası sonrasında Bell Rock’a fener yapmayı aklına koymuştu.

Stephenson, proje araştırması için Pymouth Limanı’nın yakınında yer alan Edmouthton Deniz Fenerini inceledi. Eddystone Deniz Feneri, Bell Rock gibi dalgalara maruz kalan bir kaya üzerine inşa edilmişti. Fenerin en güçlü dalgalardan bile etkilenmemesi için yapımında derz ve dübellerle birbirine kenetlenmiş ağır granit blokları kullanmıştı. Ayrıca fener, dalgalara karşı koyabilmek için içe dönük, kavisli bir şekle sahipti. Eddystone Deniz Feneri’nin tasarımı Stevenson’a Bell Rock’ta benzer bir tasarım kullanması için ilham verdi.

Ancak, Bell Rock’ın inşası Eddystone kadar kolay olmayacaktı. Eddystone’daki kaya, normal şartlarda deniz seviyesinin üzerindeyken, Bell Rock gelgitte dört metre su ile kaplanmış oluyordu. Bu da Bell Rock’a yapılacak deniz fenerinin Eddystone’dan en az altı metre daha yüksek olması gerektiği anlamına geliyordu. Kuleyi inşa etmek için 40 metrelik geniş bir taban ve 2.500 tondan fazla taşa ihtiyaç vardı. Maliyet oldukça yüksek çıkıyordu. Yönetim kurulunun birçok üyesi de yüksek maliyet nedeniyle, Bell Rock Deniz Feneri projesine sıcak bakmıyordu.

1804 yılında bir facia daha yaşandı. Savaş gemisi HMS York, Kuzey Denizi’ndeki rutin devriye gezisi sırasında Bell Rock’a çarptı ve 491 kişi hayatını kaybetti. Bu olay da Stephenson’un projesine olan direnişi pek kıramadı. Yönetim kurulu üyeleri Bell Rock’a bir fener yapılması konusunda eskiye oranla daha ikna olmuş olsa da bu kadar zor bir projeyi yürütmek için Stephenson’u çok genç ve deneyimsiz buluyorlardı.

John Rennie ile işbirliği

Stevenson projesini gerçekleştirebilmek için kendinden daha deneyimli bir mühendisle işbirliği yapmanın daha doğru olacağını düşünerek tanınmış inşaat mühendislerinden John Rennie’ye projesi hakkında bir mektup yazdı. Rennie, Stephenson’un yapmış olduğu planlardan oldukça etkilendi ve işbirliği teklifini kabul etti. Bu işbirliği projenin onay almasını sağladı ve Stephenson, Rennie’nin asistanı olarak projesini gerçekleştirme fırsatını yakaladı.

Bell Rock Deniz Feneri, inşaatİnşaat 1807 yılının Ağustos ayında başladı. İnşaatta içlerinde bir de demirci bulunan 110 işçi çalıştı. Fenerin yapımında pek çok zorluk vardı. Bunlardan en önemlileri temelin su altında atılacak olması ve inşaatın karadan çok uzakta yapılacak olmasıydı. Fenerin montajında üç gemi yer aldı. İşçiler, inşaat çalışmaları devam ederken gemilerde yaşadılar ve çalışma saatlerinde küçük teknelerle kayaya çıktılar. Fenerin zamanında ve bütçeye uygun olarak tamamlanabilmesi için çoğunluğu pazar günleri de dahil olmak üzere günde 20 saat çalışmak durumunda kaldı.

Bell Rock Deniz Feneri, fener ev,
Fenerin inşası için yapılan fener evi Fotoğraf: Arbroath Signal Tower Museum

İnşaat ekibi, kışı geçirmek için “fener evi” adını verdikleri koni şeklinde geçici bir platform oluşturdu. Kaya üzerine de yuvarlak, iki ayak derinliğinde bir temel çukuru kazdılar ve deniz fenerinin temelini oluşturan ilk granit taşlarını döşediler.

İnşaat devam ettikçe, Rennie, inşaatın zor ve tehlikeli koşullarını beğenmediğini belirterek projeye daha az zaman harcamaya başladı. Bu durumda Stephenson kendi tasarımları üzerinden ilerlemeye karar verdi ve projenin baş mimarı oldu.

Bell Rock Deniz Feneri, JMW Turner suluboya
JMW Turner tarafından yapılan fenerin suluboya resmi / 1819 Fotoğraf: İskoç Ulusal Galeri Koleksiyonu

1810 baharında Stephenson ve ekibi, deniz fenerini kışa kadar bitirmeye karar verdi. Ancak kule yükseldikçe şiddetli rüzgarlar ekibin hızlı çalışmasına olanak vermiyordu. Buna rağmen, Temmuz ayı sonunda deniz fenerine son taş kondu ve fener 31 metre yüksekliğe ulaştı. Geriye lambalar ve reflektörlerin yerleştirilmesi kalmıştı.

Bell Rock Deniz Feneri, 1811 yılında bitti
Fotoğraf: rowtheflow.com

Kış aylarına girerken son parçalar da yerine kondu ve 1 Şubat 1811 tarihinde fener hizmete girdi. Böylece, denizciler için tehlike sona ermiş oldu. 1998 yılında otomasyona geçen Bell Rock Deniz Feneri, günümüzde de denizcileri ikaz etmeye devam ediyor.

Bell Rock Deniz Feneri, 6 kat
Çizim: J. Slight

Altı katlı kule

Bell Rock Deniz Feneri 35 metre yüksekliğe sahip ve altı kattan oluşuyor. Fenerin kapısına yirmi beş basamaklı metal bir merdivenle ulaşılıyor.

İlk kat depo olarak tasarlanmış. Oldukça kalın duvarlı odada su tankları ve vinç makineleri yer alıyor. İkinci kata on dört basamaklı, dik ve çok dar bir merdivenle çıkılıyor. Bu kattaki odanın her tarafında pirinçle kaplı kalay tankları bulunuyor. Üçüncü kat minyatür bir mutfak olarak inşa edilmiş. Mutfak, hayranlık uyandıracak şekilde temiz ve güzel döşenmiş. Dördüncü kat, bekçilerin yatak odalarına ayrılmış. Burada, her birinde üç yatak bulunan iki oda yer alıyor.

Binanın kütüphanesi olan beşinci kat, kayayı ziyaret ettiklerinde komutanların veya Kuzey Deniz Feneri Kurulu üyelerinin kalabilecekleri misafir odası olarak düzenlenmiş. Üç pencereli odada şık bir meşe masa, katlanabilir bir yatak, bir dolap ve bir kitaplık yer alıyor. Oda Türk halısı ve meşe sandalyeleri ile oldukça şık dekore edilmiş.

Fener katı olan altıncı kat tüm fenerlerde olduğu gibi balkonlu ve dört tarafı camla çevrili. Fenerin kırmızı ve beyaz ikaz ışıkları iki yüzyıldan fazla bir zamandır, yavaşça dönüyor ve her iki dakikada bir yanıp sönüyor.

Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın!
Lütfen isminizi yazın