Beylerbeyi Sarayı, Boğaziçi’nde sultanlar yazlığı

YORUM YAZIN 0
995
Beylerbeyi Sarayı, genel
Fotoğraf: Alexxx1979
Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.
Beylerbeyi Sarayı, ustten görünüm
Fotoğraf: millisaraylar.gov.tr

Boğaziçi’ni güzelleştiren saraylardan biri olan Beylerbeyi Sarayı, Osmanlı sultanlarının yazlık konutu olarak yapılmış. Saray, haremliği, selamlığı ve hamamıyla geleneksel Osmanlı ev planına göre inşa edilmiş olsa da mimari olarak Fransız neo-barok tarzına sahip.

Beylerbeyi Sarayı, İstanbul Boğazı’nın Asya kıyısında yer alıyor. Bulunduğu semtin adını alan saray, Sultan Abdülaziz’in emriyle Balyan Ailesi mimarlarından Sarkis Balyan ve kardeşi Agop Balyan tarafından yapılmış. Saray, yaz döneminde Osmanlı padişahları ve aileleri tarafından kullanılmanın dışında, pek çok yabancı devlet başkanı ve kraliyet ailesi mensuplarını da ağırlamış.

Beylerbeyi Sarayı, bulunduğu semtin adını taşıyor
Fotoğraf: Guillaume Piolle

Sarayın bulunduğu kıyılar, Bizans zamanında, sahile doğru yüksek bir duvar üstünde yer alan oyma bir haçtan dolayı “İstavroz Bahçeler”i olarak adlandırılan bir korulukmuş. 17. yüzyılda yaşamış Osmanlı tarihçisi Eremya Çelebi Kömürcüyan’ın aktardığı bilgilere göre, bu bölgede Bizans dönemine ait bir kilise ve bir ayazma bulunuyormuş.

Yalılar ve kasırlardan sonra saray

Osmanlı döneminde sarayın bulunduğu yere yapılan ilk yapı, 1. Ahmed ile Kösem Sultan’ın kızı, 4. Murat’ın ablası Gevher Sultan’a ait. Sonrasında diğer padişahlar tarafından yalı ve kasırlar yaptırılır; bölge ayrıca padişahların has bahçesi olarak da kullanılır.

Beylerbeyi Sarayı, çevresi
Beylerbeyi Sarayı ve çevresi / Julia Pardoe’nun 1838 yılında Londra’da yayınlanan The Beauties of the Bosphorus isimli kitabından

Bölgedeki yapılar 3. Mustafa döneminde yıkılarak arazisi halka satılır. Ancak 2. Mahmud, satılan arsaların bir kısmını geri alarak 1829 yılında burada büyük bir ahşap saray yaptırır. Ancak sarayın ömrü 1851 yılında çıkan bir yangın yüzünden çok da uzun olamaz; yangın sırasında Abdülmecid’in de içinde olması nedeniyle saray “uğursuz” olarak görülür ve bir süre kullanılmaz.

Beylerbeyi Sarayı, 12 Nisan 1865 günü açılmıştır
Fotoğraf: degisti.com

Sultan Abdülaziz, yangından on yıl sonra, 1861 yılında Beylerbeyi Sarayı’nın yapılması emrini verir ve yanan sarayın yerine günümüzdeki Beylerbeyi Sarayı yapılır. Saray, 12 Nisan 1865 günü, Beylerbeyi Camisi’nde kılınan cuma namazının ardından Abdülaziz tarafından açılır. 1909 yılında mimar Vedat Tek tarafından restore edilen Beylerbeyi Sarayı, günümüzde müze olarak kullanılmaktadır.

Saray kompleksi

Beylerbeyi Sarayı aslında tam bir saray kompleksi. Sarayın geniş bahçesine yayılmış Mermer Köşk, Sarı Köşk, Ahır Köşk adında üç büyük köşk; ayrıca iki tane de küçük deniz köşkü bulunuyor.

Çatıları çadır biçiminde, planları ise altıgen olan deniz köşklerinden biri Mabeyn’e diğeri Valide Sultan’a ait olmak üzere çift olarak yapılmış.

Beylerbeyi Sarayı, deniz köşkü
Deniz Köşklerinden biri Fotoğraf: Roweromaniak

Mermer ve Sarı Köşkler 2. Mahmud döneminde inşa edilmiş. Mermer Köşk cepheleri büyük mermer levhalarla kaplı olduğu için bu adı almış; Sarı Köşk ise dinlenme amacıyla yapılmış. Ahır Köşk padişah atlarının bakımı için inşa edilmiş. Kapı ve pencereleri at nalı şeklinde kemerlerle çevrelenmiş olan köşk, hayvan resimleri ve at figürleri ile süslenmiş. Köşkün içinde bir havuz ve yirmi bölmeli bir ahır bulunuyor.

Planı Osmanlı, stili Fransız

Kompleksin ana yapısı olan Beylerbeyi Sarayı, deniz kenarındaki rıhtım üzerinde yer alıyor. Doğu ve batı mimarisinin bir karışımını sergileyen yapı, yaşam alanı bölümleri ile geleneksel Osmanlı evlerinin, mimari olarak ise neo-barok tarzının özelliklerini taşıyor.

Beylerbeyi Sarayı, yandan görünüm
Fotoğraf: wikimedia.org

İki bin beş yüz metrekarelik bir alan üzerine inşa edilen dikdörtgen planlı saray, mutfak ve depo olarak kullanılan yüksek bir bodrumun üzerinde yer alan iki kattan oluşuyor. Saray, Mabeyn-i Hümâyûn, Hünkâr Dairesi ve Valide Sultan Dairesi olarak üç ana bölüme ayrılıyor. Günümüze kadar ulaşamayan esas Harem bölümü ise ana yapıdan ayrı olarak inşa edilmiş. Toplamda yirmi dört oda, altı salon, bir Türk hamamı ve bir banyo barındıran sarayın harem, selamlık ve koltuk kapılarından oluşan üç girişi bulunuyor.

Beylerbeyi Sarayı, pencereler
Fotoğraf: PlanetKorriban

Kagir olarak inşa edilen sarayın ilk katının dış cephesinde beyaz mermer kullanılmış; ikinci kata ise mermer benzeri taşlar döşenmiş. Binada zemin katla üst kat birbirinden bir silme ile ayrılmış. Sarayın deniz ve yan cephelerinin orta bölümleri dışarıya doğru taşan üç bölüm halinde düzenlenmiş. Çatı, tüm cephe kenarlarını dolaşan bir korkulukla gizlenmiş. Dikdörtgen şeklindeki pencereler ise kemerlerle süslenmiş ve köşelerinde tek ve çift sütunlar kullanılmış.

Dekorasyona yansıyan deniz tutkusu

Osmanlı evi planına göre düzenlenmiş Beylerbeyi Sarayı’nın dekorasyonu mobilya ve süslemeler de dahil olmak üzere Avrupalı ​​ bir görünüme sahip. Dekorasyondaki ilginç özelliklerden biri her şeyin simetrik olarak yapılması, diğeri ise harem ve selamlıkta kullanılan bazı mobilyaların sarayda tutuklu kaldığı altı yıl boyunca 2. Abdülhamit tarafından oyulmuş olması .

Beylerbeyi Sarayı, tavan süslemeleri
Tavanda deniz temalı süslemeler, duvarlarda da yine deniz temalı yağlıboya tablolar bulunuyor Fotoğraf: PlanetKorriban

Sarayı yaptıran Abdülaziz’in denize olan tutkusu sarayın süslemelerine de yansımış; çoğu tavanın, çerçeve ve kartuşların içine deniz ve gemi temaları işlenmiş. Duvarlarda da deniz sahnelerini tasvir eden bir çok yağlı boya tablolar bulunuyor. Hatta, bazı koltukların ve aynaların kenarları gemi halatları ile süslenmiş.

Sarayın süslemelerinde ahşap oymacılığı, altın nakış işçiliği, resim ve yazı gibi ögeler bol bol kullanılmış; Osmanlı armalı bayraklar, hat sanatıyla yazılmış manzumeler süslemelere sıklıkla yansımış.

Duvarları tuğla olan iç mekanın zeminleri ahşapla kaplanmış. Sadece yazın kullanılmak üzere inşa edilen sarayda hiç bir ısıtma sistemi olmadığı için yazın neme ve sıcağa karşı zeminler paspaslarla kaplanmış; zemin süslemesi için ise büyük Hereke halıları kullanılmış.

Set bahçeleri

Beylerbeyi Sarayı setler halinde yükselen ve mimari bir düzen içeren geniş bir bahçe içinde yer alıyor. Setlerin arkasında ise zengin bir koruluk bulunuyor.

Bahçe tümü Paris’te yaptırılmış tunçtan hayvan heykelleri ile süslenmiş ve Pek çok farklı ağaç türünü barındırıyor. Ayrıca içinde sandalla gezilebilecek büyüklükte, suyu denizden alınan bir havuz da bulunuyor. Denize paralel olarak uzanan bahçe süslü bir duvarla çevrilmiş. Denizden saraya giriş ise büyük iki kapıdan yapılıyor.

Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın!
Lütfen isminizi yazın