Casa de Aliaga, on yedi neslin yaşadığı ev

YORUM YAZIN 0
305
Casa de Aliaga, Lima
Fotoğraf: Diego Delso
Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.
Casa de Aliaga, yan
Fotoğraf: historiadevillapalacios.es

Casa de Aliaga yani Aliaga Evi, Lima’nın kuruluş yılı olan 1535’te Jeronimo de Aliaga y Ramirez’in konutu olarak inşa edildi. O tarihten bu yana, beş asırdır Aliaga’nın torunları bu evde yaşıyor. On yedi nesil boyunca aynı aileye ev sahipliği yapan Casa de Aliaga, Amerika kıtasında aynı ailenin yaşadığı en eski ev olarak biliniyor.

Lima kentiyle aynı yaşta olan Casa de Aliaga’nın öyküsü Lima’nın kuruluşu ile başlıyor. 1534 yılında İspanyollar, Francisco Pizarro önderliğinde bölgeye gelir ve İnkalara ait toprakları ele geçirerek, 18 Ocak 1935 yılında Krallar Şehri olarak adlandırılan Lima’yı kurarlar. Pizarro, İspanya Kralı tarafından Peru’ya vali olarak atanır. Peru’daki Aliaga soyunun kurucusu ve Lima’daki evin ilk kurucusu olan Aliaga da Peru’nun istilası sırasında Pizarro’nun yanında yer alır.

Jeronimo de Aliaga y Ramirez, portre
Jeronimo de Aliaga y Ramirez

İspanya ‘nın Kastilya Leon bölgesinde yer alan Segovia şehrinin soylularından Francisca Ramirez’in oğlu olan Aliaga, zamanının birçok genç adamı gibi, on altı yaşından itibaren çeşitli ordulara katılır ve dikkat çeker. Peru’nun alınması sırasında da başarılı olması nedeniyle Pizarro tarafından ödüllendirilir; teğmen ve belediye başkanı görevleri verilir. Lima’nın kuruluşu sırasında Aliaga, günümüzde Hükümet Konağı olarak kullanılan Pizzaro’nun evinin yanındaki arsayı satın alır ve Casa de Aliaga’yı inşa eder. Böylece Pizzaro’ya komşu olur. O zamandan bugüne kadar, aile evin içinde yaşamaya devam eder, böylece Casa de Aliaga, kıtada aynı ailenin yaşadığı en eski ev unvanına sahip olur.

26 Mart 1541 tarihinde Francisco Pizarro’nun bir suikastle öldürülmesinden sonra Pizarro’nun yandaşları şehrin komutasını Aliaga’ya emanet eder. Sonrasında Aliaga, Peru Valiliği’ne atanır. Valiliği sırasında, Lima büyük malikaneleri ve zengin aileleri ile iyi tasarlanmış bir şehir görünümüne bürünür.

Kuşaktan kuşağa farklılaşan dekorasyon

Yaşadığı depremlerle yenilenen, modadaki değişimlerle pek çok kez dekorasyonu değiştirilen evin odaları hem sömürge hem de cumhuriyetçi Lima’nın tarihinin izlerini taşıyor. Evin, tarihsel değeri üç açıdan oldukça önemli: Lima’nın orijinal evlerinden ilki olması, kentin kurucuları ve Peru’nun fatihlerinden birine ait olması, bugüne kadar aynı aile tarafından kullanılıyor olması. Sanatsal değerleri ise, şiirsel iç mekanının güzelliğinden ve orijinal ortamlarının yaratıcılığından kaynaklanıyor.

Solares adı verilen bir iç avluya sahip eve uzun ve geniş bir ön kapıdan giriliyor. Kapının kalın ahşap yapısı, evi kalabalık ve gürültüden uzak tutuyor. Girişte yer alan mermer merdivenin korkuluğu çok sağlam olan cocobolo ağacından yapılmış.

Casa de Aliaga, avlu
Fotoğraf: inboundperu.com

Evin iç dekorasyonu, ailenin birbirini izleyen nesillerinin kendi stillerinden ve moda eğilimlerinden izler taşıyor. Mavi fayanslı oda anlamına gelen “salón de los azulejos” adlı oturma odasında, elle boyanmış ve desenlenmiş on yedinci yüzyıl fayansları yer alıyor. Odanın dikkat çeken bir yanı da şöminenin üzerinde yer alan Aliaga’nın yağlıboya tablosu. Ayrıca savaşırken kullandığı Solingen’de yapılmış kılıcı da odada sergileniyor.

Casa de Aliaga, oturma odası
Yaldızlı salon Fotoğraf: casadealiaga.com

İç avluya geçiş oymalar, heykeller, resimler, sütunlar ve armaların bulunduğu aydınlık bir salondan yapılıyor. Oturma odalarına, yemek odalarına ve yatak odalarına geniş koridorlarla ulaşılıyor.

Casa de Aliaga, koridor
Avluya geçiş sağlayan koridor Fotoğraf: casadealiaga.com

Marie Antoinette’in profilinin vurgulandığı XVI. Louis mobilyalarının, resimlerinin ve XIX. yüzyıldan kalma büyük bir Fransız halısının bulunduğu “yaldızlı salon”un duvarlarına büyük aynalar asılmış. Salonda ayrıca 1889’da Paris’teki Evrensel Sergisi’nde ödül kazanan bronz bir soba ve her biri yüzyıllar boyunca toplanan pek çok değerli obje ve vazo yer alıyor.

Geniş pencereleri ile avluya bakan yemek odası oldukça büyük. Özenle tasarlanmış tavanlarda ve duvarların üzerinde Cristobal Lozano ve Jose Bermejo gibi 18. yüzyılın önde gelen ustalarının çalışmaları bulunuyor.

Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın!
Lütfen isminizi yazın