Haydarpaşa Garı, Anadolu’ya açılan ilk kapı

YORUM YAZIN 0
340
Haydarpaşa Garı, genel
Fotoğraf: Far-gh
Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

Haydarpaşa Garı’na, eski Türk filmlerinin pek çoğundan aşinayızdır. Yanık bir türkü ve jenerik yazıları eşliğinde hemen her açıdan görünür tren garı. Ya köyünde geçinemediği için ailesiyle birlikte bir umut İstanbul’a göçen Halim’in öyküsüdür seyredeceğimiz, ya da aşkı uğruna sevdiği delikanlıyla İstanbul’a kaçan Elif’in. Haydarpaşa Garı, görkemli mimarisinin yanı sıra İstanbul’da başlayan yeni hayatların, kavuşmaların ve ayrılıkların yıllarca ilk şahidi olmuştur.

Haydarpaşa Garı, eski bina
Eski küçük istasyon

Küçük istasyon binasından, heybetli bir gara

İstanbul Boğazı’ndan Marmara Denizi’ne girer girmez heybetli görünümüyle İstanbul’un simgelerinden olan Haydarpaşa Garı, bugünkü haliyle 1908 yılında inşa edilmiş olsa da, hikayesi 1871’de Sultan Abdülaziz döneminde başlıyor. İstanbul o yıllarda, Osmanlı İmparatorluğu’nun ekonomik ve kültürel olarak hem en büyük şehri hem de başkenti olmasına rağmen demiryolu bağlantısından yoksundu. Sultan Abdülaziz, 1871 yılında Haydarpaşa ile İzmit arasında bir demiryolu hattı inşa edilmesine karar verdi. Hat 22 Eylül 1872 tarihinde Pendik’e ulaştı ve hizmete girdi. Haziran 1873’te Gebze’ye, Ağustos’ta da İzmit’e kadar uzatıldı. Demiryolu hattı için bir de istasyon binası inşa edildi. 1872’de ilk açılan hatla birlikte hizmete giren bina, bugünkü gar binasıyla kıyaslanamayacak kadar küçük ve gösterişsizdi.

Yapılan tren hattı ve istasyon, 1888 tarihinde Osmanlı Anadolu Demiryolları (CFOA) tarafından devralındı ve 1890 yılından itibaren de düzenli olarak yolcu taşımaya başlandı. Hat, 1892 yılında Ankara’ya kadar ulaştı. Demiryolu ağının büyümesi ve halkın trenlere büyük ilgi göstermesi küçük istasyonun yetersiz kalmasına neden oldu. Ayrıca istasyon, 1904’de Bağdat ve Hicaz Demiryolu’nun batı terminali olarak seçilmişti. Artık daha büyük bir istasyon yapılması gerekiyordu. Böylece bugünkü Haydarpaşa Garı’nın yapım öyküsü de başlamış oluyordu.Haydarpaşa Garı, yapımı

Haydarpaşa Garı, 1910
Haydarpaşa Garı’nın 1910 yılındaki görünümü

Alman mimarlar, İtalyan taş ustaları

Haydarpaşa Garı’nın yapımı II. Abdülhamit dönemine rastlar. Osmanlı Anadolu Demiryolları, garın tasarım ve yapımı için Alman mimarlar Otto Ritter ve Helmut Conu ile anlaşır.

Garın inşası 30 Mayıs 1906 tarihinde başlar. Yeni gar, deniz kenarına, toprak ile doldurulmuş 2.525 metrekarelik alan üzerine inşa edildi. Binanın temellerinde, buharlı şahmerdan ile çakılan, her biri 21 metre uzunluğunda ve suya karşı yalıtılmış 1.100 ahşap kazık kullanıldı. Taşıyıcı sistemi çelik karkas olan yapının inşasında 1.140 ton demir, 19.000 metre sert ağaç, 530 metreküp kereste, 13.000 metreküp beton ve 2.500 metreküp taş kullanıldı. Yapımında Türk ustalar, Alman ustalar ve cephe süslemeleri yapan İtalyan taş ustaları birlikte çalıştı.

Haydarpaşa Garı, son görünümü
Fotoğraf: I, Starliner

Haydarpaşa Garı, 19 Ağustos 1908 yılında açıldı ancak bina 1909 yılında tamamen bitirildi. Binanın açılışından sonra ihtiyacı karşılayamayan iskele binası yıkılarak yerine mimar Vedat Tek tarafından yeni bir iskele binası inşa edildi. Tarihi Gar, ismini semte de adını veren ve III. Selim’in paşalarından olan Haydar Paşa’dan aldı.

Yangınlar, patlamalar…

Birinci Dünya Savaşı sırasında, İstanbul’un İngilizler tarafından işgal edilmesi sonucu Haydarpaşa Garı da İngilizlerin askeri kontrolü altına girdi. Savaş sırasında, 1917 yılında, garın deposundaki cephaneler nedeniyle çıkan yangında binanın büyük bölümü hasar gördü. Onarılan gar, Kurtuluş Savaşı sonrası İngilizlerin istanbul’dan çekilmesi ile yeniden Osmanlı Anadolu Demiryollarının kontrolüne geçti. 1927 yılında ise yeni kurulan Türk Devlet Demiryolları, bütün Türk demiryollarını kamulaştırmak için Osmanlı Anadolu Demiryollarını ve istasyonları devraldı. Böylece Haydarpaşa Garı da TCDD’nin varlığı haline geldi.

Garın savaş sırasında yaşadığı tahribatın giderilmesi, Cumhuriyet’in ilanından sonraki dönemde öncelikli konulardan biri oldu. Onarım, 1930 yılında başladı ve 1933’te aslına uygun şekilde tamamlanarak kullanıma açıldı.

Haydarpaşa Garı, yangınAncak, 1979 yılında, garın 800 metre açıklarında, Independenta adlı petrol yüklü bir tanker gemisi başka bir gemiyle çarpıştı. Çarpışma sonucu meydana gelen patlamadan ve tankerin 27 gün boyunca yanmasından oluşan sıcaklıktan dolayı bina ve vitraylar hasar gördü. Garda, bir kez daha, aslına uygun olarak geniş çapta bir onarım başlatıldı. Patlamadan 4 yıl sonra, 1983 yılının sonunda hasar gören dış cephe ve iki kulenin restorasyonu tamamlandı. Ne yazık ki, garın yaşadığı talihsizlikler bitmedi. 28 Kasım 2010 tarihinde dikkatsizlik nedeniyle çatıda çıkan yangın, çatısının çökmesine ve 4. katın kullanılamaz hale gelmesine neden oldu. Onarım ve restorasyon çalışmalarına 2016 yılında başlandı.

Haydarpaşa Garı, TCDD’nin İstanbul’dan Anadolu’ya ve Orta Doğu’ya açılan ilk kapısı oldu ve ana istasyonu olarak, İstanbul-Bağdat Demiryolu hattının başlangıç terminali olarak kullanıldı. Gar, Ankara-İstanbul hızlı tren projesi kapsamında ve Marmaray banliyö hattının rehabilitasyonu nedeniyle 1 Şubat 2012 tarihinden itibaren tren seferlerine kapatıldı. Binanın hızlı tren ve bölgesel tren hizmeti vermesi hedefleniyor.

Yeni rönesans mimari tarzı

Haydarpaşa Garı, barok ve rönesans tarzlarının bir karışımı olan yeni rönesans mimari tarzında inşa edilmiştir. Binanın oldukça görkemli olan dış cephesinde Lefke’den getirilen taşlar kullanılmıştır. Kolay işlenebilen ve hava koşullarına dayanıklı olan taşlar ,İtalyan’dan özel olarak getirilen taş ustaları tarafından işlenmiştir. Zeminde ise Hereke’den getirilen pembe renkli granitler kullanılmıştır. Binanın taşıyıcı ve bölücü duvarları ise tuğladan yapılmıştır.

Binanın içi son derece etkileyici ve özenlidir. Tavanlar kalem işi nakışlarla süslenmiş, binanın dikkat çekici özelliklerinden olan vitraylar ise O.Linneman tarafından özenle hazırlanmıştır.

Binanın çatısı, Alman mimarisinin özelliklerinden olan dik çatı tarzında yapılmış ve ahşapla kaplanmıştır.

Haydarpaşa Garı’nın günümüzdeki kullanım alanı 3.836 metrekaredir.

Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın!
Lütfen isminizi yazın