Neuschwanstein Kalesi, peri masalı kralının sığınağı

YORUM YAZIN 0
1182
Neuschwanstein Kalesi, genel görünüm
Fotoğraf: weinerelementary.org
Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

Neuschwanstein Kalesi, panoramik görünümNeuschwanstein Kalesi, bir masaldan yeryüzüne inmişçesine gerçeküstü bir görünüme sahip. Büyülü bir şatoyu andıran kale, yalnız ve genç bir kralın tutku dolu hayallerini yansıtıyor. Walt Disney de kralın bu masalsı dünyasından oldukça etkilenmiş. Filmlerinin mekan tasarımlarında kaleden ilham almış, uzun yıllar da logosunda kullanmış.

Kale, Almanya’nın en büyük eyaleti olan Bavyera‘nın kırsalında küçük bir köy olan Swangau’da yer alıyor. Köy, ünlü “Romantik Yol”nun da son durağı. Gerçekten de iki göl arasındaki bir tepeye yapılmış olan kale, çevresindeki manzaranın güzelliği ile bütünleşerek oldukça romantik ve masalsı bir his yaratıyor.

Kalelerin artık stratejik ve savunma amaçlı olmadığı bir zamanda inşa edilen Neuschwanstein’nın yapımı da kendi gibi masalsı. Kaleyi yaptırmış olan Bavyera Kralı II. Ludwig’in sınırsız hayal dünyası, sanata olan merakı ve vazgeçmeyen kişiliği yapım öyküsüne zaman zaman gerçeküstü bir farklılık kazandırmış.

Neuschwanstein Kalesi, II. Ludwig
Bavyera Kralı II. Ludwig

Deli mi yoksa bir masal kahramanı mı?

Ludwig, 1864 yılında, 19 yaşındayken Bavyera Kralı olur. Kardeşi Otto ile beraber Prusya Prensesi olan annesi ve Bavyera Kralı babası Maximillian’dan uzakta, kaleyi yaptırdığı Swangau Köyü’nde büyür. Doğa ile iç içe ama yalnız olarak geçirdiği çocukluk ve ilk gençlik yılları, utangaç ve insanlardan kaçan bir kişiliğe bürünmesine neden olur.

Genç kralın tiyatroya olan merakı, operaları ile tanınan ünlü Alman besteci Richard Wagner’e olan ilgisi ve ihtişama olan hayranlığı, sahip olduğu geniş hayal gücü ile birleşir ve ruhunda önüne geçemediği takıntılı tutkular yaratır. Bu tutkulardan biri de destansı niteliklere sahip bir kale inşa etmektir.

Krallığı sırasında siyasi ve askeri anlamda zorluk ve olumsuzluklar yaşayan II. Ludwig, tüm enerjisini, zamanını ve kraliyet gelirlerini kalenin yapımı için harcar. Hem dış hem de iç dekorasyonda hiç bir maliyetten kaçınmaz. Hatta, çocukluğundaki yalnızlığının ve doğa sevgisinin bir yansıması olarak, kalenin bahçesine bir mağara bile yaptırır.

Neuschwanstein Kalesi, kalenin inşası

Kalenin yapımı 1869 yılında başlar ve ciddi bir harcama ile 1886 yılında tamamlanır. Ludwig, tam 17 yıl boyunca ülkesinin tüm kaynaklarını inşaata aktarır. Bakanlar kurulunun harcamalarına sınırlama getirme taleplerine aldırmaz hatta meydan okur.

Sonunda kral, hayalindeki kaleyi tamamlar ancak içinde sadece 172 gün oturabilir. Savurganlığı ve takıntılı ruh hali yüzünden kendi bakanları tarafından suçlanır. 1886 yılının Haziran ayında, oluşturulan bir psikiyatri komitesi, Ludwig’in zihinsel hastalığı olduğunu ilan eder. Kral, sıkı bir gözetim altında tutulacağı Starnberg Gölü üzerindeki Berg Şatosu’na gönderilir.

Neuschwanstein Kalesi, yukarıdan görünüm
Fotoğraf: Jeff Wilcox

Ludwig, kapatıldığı şatoda kalesinde yaşadığından da az yaşar. Aynı senenin 13 Temmuz günü, gölün bir buçuk metreyi geçmeyen sığ sularında doktoru ile birlikte ölü olarak bulunur. Ölüm nedeninin intihar mı, boğulma mı yoksa bir cinayet mi olduğu hiç bir zaman açıklanmamıştır.

Kral Ludwig, kimilerine göre bir deli, kimilerine göre isee çağının ötesinde bir masal kahramanı olarak tarihe geçer. Neuschwanstein Kalesi ise, kralın ölümünden yedi hafta sonra müze olarak ziyarete açılır. Kale, günümüzde Bavyera’nın en önemli mimari ve sanatsal mirasları arasında yer almaktadır.

Neuschwanstein Kalesi, Christian Jank çizim
Kalenin Christian Jank tarafından çizilmiş proje görünümü-1869

Mimari stillerin birleşimi

Romantik bir şövalye kalesi olarak tasarlanan Neuschwanstein, Ludwig’in isteğiyle sahne tasarımcısı ve saray ressamı Christian Jank tarafından tiyatro temalarından esinlenilerek tasarlandı.

Başlangıçta neo-gotik olarak planlanan kale, pek çok tarzı bir araya getiren seçici bir stil taşıyor. Romanesk tarzın geometrik figürlerini, gotiğin narin kulelerini, ince işçilik gerektiren süslemelerini bir araya getiren kale, iç tasarımında da Bizans sanatını temel alıyor.

Tuğla ile inşa edilen yapının cephesi çeşitli kaya türleri ve beyaz kireç taşı ile kaplanmış; pencerelerde, kemerlerde ve sütunlarda mermer kullanılmış. Kale, duvarlı bir avlu ile çevrilmiş ve avlu içine çok güzel bir iç bahçe yapılmış.

Kral II. Ludwig, kalenin yapımında çok etkili olmuş. Kaleyi, ortaçağın romantik bir yorumu olarak hayal ederek her alanın ayrıntılı çizimlerini yaptırmış ve inşa sırasında da sık sık müdahalelerde bulunmuş.

Neuschwanstein Kalesi, taht salonu sütunlar
Taht salonundan detay görünüm Fotoğraf: Lokilech

Görkemli iç dekorasyon

Kralın kalede uzun zaman yaşayamaması ve sonrasında da ani ölümü nedeniyle sadece on dört oda dekore edilebilmiş. İnanılmaz bir ihtişamla döşenen ve süslenen odalar arasında kraliyet salonu ve yatak odası özellikle dikkat çekici.

Yatak odasında renk olarak, kalenin iç dekorasyonunun tamamına hakim olan kraliyet mavisi kullanılmış. II.Ludwig’in karyolasının çatısı, dinine son derece bağlı olduğu için gotik bir kilise maketi olarak tasarlanmış ve sadece ahşap işçiliği dört yıl sürmüş. Odada kullanılan duvar resimlerinde ise 12. yüzyılın sonunda yazılmış ve Richard Wagner tarafından bestelenerek opera olarak düzenlenmiş acıklı bir aşk öyküsü olan Tristan ve İsolde’den sahneler yer alıyor.

Kalenin üçüncü ve dördünü katlarında yer alan taht salonu, tipik bir Bizans tarzına sahip. Salon, altın ve emaye mozaiklerle kaplanmış, fresklerle ve melek resimleriyle süslenmiş. Salonun ilginç iki ilginç özelliği bulunuyor. İlki, adı taht salonu olmasına rağmen taht bulunmaması; diğeri ise ağırlıkları yaklaşık bir tonu bulan devasa şamdanlar.

Wagner’in operaları

Kalenin içi Kral Ludwig’in dış dünyadan kaçış özlemlerini ve masalsı hayallerini dile getirdiği bir rüya alemini sergiliyor. Dekorasyonun neredeyse tamamına sahne sanatları hakim. Tüm alanlar ve odalar görkemli tiyatro sahnelerini andırıyor. Duvarlara yapılan resimler Richard Wagner’ın operalarının temelinde yer alan ortaçağ efsanelerinden modellenerek yapılmış. Ne yazık ki Wagner, kale tamamlanmadan hayatını kaybettiği için kendine adanan kalenin son halini görememiştir.

Neuschwanstein Kalesi, Wagner
Richard Wagner’ın operalarından esinlenilerek yapılmış resimlerden bazıları Fotoğraflar: neuschwanstein.de

İç dekorasyonda kullanılan bir diğer motif ise kuğudur. Yaklaşık bir milyon kez kullanılmış olan kuğu motifi hem kraliyeti simgeliyor hem de Kral Ludwig’in çok önemsediği saflık değerini vurguluyor.

Neuschwanstein Kalesi, kış görünümü
Fotoğraf: i.imgur.com

Modern donanım

Neuschwanstein’da var olan ortaçağ dokusu sadece tasarımsal ve dekoratif amaçlı kullanılmış. Kalenin donanımında dönemin en son teknolojisi kullanılmış ve her türlü konfor sağlanmış. Örneğin, odalar merkezi ısıtma yoluyla ısıtılmış. Her kata soğuk su, mutfağa ise hem soğuk hem de sıcak su bağlantıları yapılmış. Yemeklerin üst katlara taşınması için mutfağa bir asansör kurulmuş. Tuvaletlerde otomatik yıkama sistemi uygulanmış.

Kalede hızlı haberleşmeye de önem verilmiş. Kralın yardımcılarına seslenmesi için bir elektrikli çan sisteminden yararlanılmış. Hatta üçüncü ve dördüncü katlara telefonlar bile bağlanmış.

Ziyaretçi akını

Neuschwanstein Kalesi, günümüzde mimarlık eleştirmenleri tarafından, 19. yüzyılın en büyük projelerinden biri olarak görülüyor ve Avrupa mimarlık tarihinin başlıca eserleri arasında sayılıyor.

Her yıl bir buçuk milyona yakın kişi tarafından ziyaret edilen Neuschwanstein, Avrupa’daki en popüler yapılardan biri ve Almanya’nın en çok ziyaret edilen kalesi.

Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın!
Lütfen isminizi yazın