Palais Idéal, bir postacının inanılmaz hayali

YORUM YAZIN 0
718
Palais Idéal, genel
Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

Palais Idéal, tapınakPalais Idéal, hiç bir mimari bilgisi olmayan bir postacının 33 yıl boyunca işinden arta kalan zamanlarında taş taşıyarak yaptığı olağanüstü bir saray. Dünyada eşi benzeri olmayan eser, naif sanatın ve sürrealist mimarinin ilk örneği olarak görülüyor.

Palais Idéal, terasEvrensel olarak sınıflandırılamaz bir mimari eser olan Palais Idéal, Fransa’nın Hauterives kentinde yer alıyor. Türkçesi “İdeal Saray” olan yapı, Ferdinand Cheval isimli bir postacının hayalini olağandışı bir şekilde gerçekleştirdiği bir rüyaya benziyor. Sanatçılara ilham olan yapıda dünyadaki her şeyi bulmak mümkün: Hayvan figürleri, mitolojik simgeler, farklı mimari stiller, tüm dinler, devler, periler…

Palais Idéal, inşa sırasındaMasal gibi bir öykü

Sarayın yapım öyküsü adeta bir masal. Ferdinand Cheval, 1836 yılında Fransa’nın küçük bir köyü olan Charmes’de dünyaya geldi. Fırıncı çıraklığı yapmak için 13 yaşındayken okulunu terk etti, ancak sonunda bir postacı oldu. Sarayın öyküsü de posta dağıtırken ayağına çarpan bir çakıl taşıyla başladı:

Cheval, bir gece rüyasında bir saray inşa ettiğini görür. Gülünç olmamak için rüyasını kimseye anlatmaz ve rüyanın üzerinden 15 yıl geçer. Bir gün yolda yürürken bir taşa çarpar. Taşın şekline hayran olur ve cebine koyar. Ertesi gün, aynı yere geri döner ve daha fazla taş bulur. Taşları bir araya getirir ve onları şekillendirilmiş birer heykel gibi görür. O anda rüyasını hatırlar ve hayalindeki sarayı evinin bahçesinde yapmaya karar verir. 1879 yılının Nisan ayında sarayını inşa etmeye başlar.

Ferdinand Cheval, sonraki otuz üç yıl boyunca, yaklaşık 29 kilometre uzunluğundaki günlük posta turu sırasında taş toplar ve Palais Idéal’i inşa etmek için eve taşır. Taşları önce cebinde, sonra bir sepette taşımaya başlar; sonunda da bir el arabası kullanır. Genellikle geceleri, bir yağ lambasının ışığı altında çalışır.

Palais Idéal, Ferdinand Cheval ve sarayı
Ferdinand Cheval sarayının önünde

Taşları kireç, harç ve çimento ile birleştiren Cheval, ilham kaynağını doğadan, kartpostallardan ve illüstrasyon dergilerinden alır. Rüyası olan sarayı 33 yıl sonra, 1912 yılında tamamlar.

Dört ayrı cephe, dört ayrı şaheser

Ferdinand Cheval, her biri pek çok anıttan oluşan dört cepheye sahip sarayında, kitaplardan okuduğu, kartpostal ve dergilerde resimlerini gördüğü dünyayı adeta özetler. Beş kıtanın kültüründen algıladıklarını yaratıcılığıyla birleştirerek özgün mimarisine yansıtır. İnşa ettiği, bu din ve kültür dizisi ile sarayını evrensel kılmayı amaçlar. Eserinin ana fikrini vurgulamak için sarayındaki caminin girişine “İnsanlar arasındaki kardeşlik” yazar.

Palais Idéal, üç dev
Üç dev heykeli

Postacı Cheval, ilk olarak sarayın doğu cephesini inşa etmeye başlar. Yirmi yılda tamamladığı bu cepheye “yaşam kaynağı” ismini verdiği bir çeşme yapar. Deniz kabuğu, salyangoz, istiridye ve çeşitli taşları kireç harcıyla birleştirerek yaptığı çeşmeyi iki yılda tamamlar. İkinci eseri, çeşmenin sağına yaptığı “St. Amadeus’un Mağarası” olarak adlandırdığı mağara olur. Sarayının doğu cephesinin merkezine ise, “firavunlar gibi” gömülmek istediği için iki tonozlu bir Mısır tapınağı inşa eder. Ancak yasalar gereği buraya gömülemez. Kumtaşı topları ile süslediği tapınağın üstünü küçük nişler ve pagodalar ile işler. Tapınağın bekçisi olarak da üç dev heykel yapar. Devlerin arkasındaki nişe, “en sadık arkadaşım” dediği el arabasını yerleştirir. Doğu cephesinin önemli yapılarından biri de “Barbarlık Kulesi”dir. Kule, su için bir rezervuar görevi görür ve ilk yaptığı çeşmeye su sağlar.

Cheval, kuzey cephesinde ise yaratıcı ruhunun en karanlık duygularını ortaya koyar. İdeal Saray’ın bu kısmı çok kırılgandır ve zamanla yıkıntılar yaşanmıştır. Cephede önemli restorasyon çalışmaları yapılmıştır.

Batı cephesinde, Cheval’in evrenselci düşüncesinin yansıması daha net olarak görülür: Hindu tapınağı, İsviçre dağ evi, Cezayir evi, ortaçağ kalesi ve bir cami.

Güney cephesinde ise, Cheval’in topladığı veya kullanmayı düşündüğü taşları depoladığı bir müze bulunmaktadır.

Palais Idéal, Ferdinand Cheval'in mezarı
Ferdinand Cheval’in kendi için yaptığı mezar

Cheval sarayına gömülemeyeceğini öğrenince, Hauterives mezarlığında kendine bir türbe yaptı. Mezarının tamamlanmasından yaklaşık bir yıl sonra, 19 Ağustos 1924 tarihinde yaşamını kaybetti ve hazırladığı mezara gömüldü.

Tarihi Anıt ve sanatsal onurlandırmalar

Postacı Cheval’ın İdeal Saray’ı, Fransa Kültür Bakanı André Malraux tarafından 1969’da tarihi eser olarak listelendi. Saray, naif sanatın tek örneği olarak sınıflandırıldı. Saray, günümüzde naif sanatın dünya çapında referansı görülüyor.

Palais Idéal, tarihi anıt

Sarayın etkisi çağdaş sanatta da hissedildi:

Sürrealist ve dadaist sanatçı olan Max Ernst, 1932’de ‘Postman Cheval’ adlı bir kolaj tablo yaptı. Tablo, Peggy Guggenheim Koleksiyonu’na ait ve Guggenheim Müzesi’nde sergileniyor.

1997 yılında, Lyon 4. Çağdaş Sanat Bienali’nde sunulan ilk eserlerden biri, mimar Alain Duperron tarafından gerçekleştirilen, sarayın 1/10 ölçekli modeli oldu.

Anaïs Nin, Cheval’i bir makale yazarak kutladı.

Ado Kyrou, 1958 yılında Cheval’in sarayı hakkında kısa bir film olan “Le Palais Idéal”i çekti.

Saray, 1988 yılında restore edildi ve bugüne kadar dünyanın her yerinden 160 bin ziyaretçiyi ağırladı. Palais Idéal, sanat etkinliklerine ve konserlere de ev sahipliği yapıyor.

Fotoğraflar: facteurcheval.com

Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın!
Lütfen isminizi yazın