Nebelhorn Summit Restaurant

YORUM YAZIN 0
350
Nebelhorn Summit Restaurant, genel
Fotoğraf: Roland Wehinger/hermann-kaufmann.at
Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.
Nebelhorn Summit Restaurant, önden görünüm
Juergen Pollak/yatzer.com

Bavyera Alplerinde, tam 2.224 metre yükseklikte, ismi gibi zirvede yer alan Nebelhorn Summit Restaurant, çevrenin yapısı ile bütünleşen çizgilere sahip organik bir form taşıyor. Gastronomik lezzetlere olağandışı bir manzara ekleyen restoran, minimalist ve modernist yaklaşımı ustalıkla bir araya getiriyor.

Nebelhorn Summit Restaurant, Almanya’nın güneyindeki Nebelhorn Dağı’nın tepesinde inşa edilmiş; dolayısıyla Bavyera Alplerinin panoramik manzaralarını ve 400 farklı zirveyi izleyebilen ayrıcalıklı bir konuma sahip.

Restoran ayrıca, zirvenin tamamını kaplayan 100 metrelik çelik bir geçitle ziyaretçilerin ilk kez dağın kuzey yüzüne erişmelerine olanak tanıyor. Restorana ulaşmak için ise 20 dakikalık bir teleferik yolculuğu yapmak gerekiyor.

Çelik ve ahşap birlikteliği

Avusturyalı mimarlık ofisi Hermann Kaufmann ZT tarafından doğal çevreyle uyumlu bir şekilde tasarlanmış olan restoran, geleneksel dağ evi stilinden kaçınan bir tasarımla inşa edilmiş. Restoranın temelleri eski bir dağ evi için yapılmış olan 1930’lardan kalma bir telesiyej istasyonunun betonu ile birleştirilmiş. Binanın dağa oturduğu alan ise betonarme yapı olarak tasarlanmış.

Nebelhorn Summit Restaurant, dağ tarafından görünüm
Fotoğraf: hermann-kaufmann.at

Yapı malzemelerinin helikopterle şantiyeye taşınması gerektiğinden, helikopter uçuşlarını en aza indirmek için en modern üretim tekniklerini kullanan çelik ve ahşap bileşimi bir konstrüksiyon seçilmiş. Çelik yapı, karaçam kerestesinden yapılmış şeritlerle kaplanmış. Teknik alanlar içeren taş kaplı bir bodrum katı ile desteklenen binanın yapımında gerekli olan hazır beton ise sertleşmesinin gecikmesi için özel olarak formüle edilmiş.

Kesintiye uğramayan manzara

Restoranın girişi bir seyir terası ile başlıyor. Terasın ortasında yer alan karşılama lobisi bir bar ve bistro olarak hizmet veriyor. Alt katta bulunan restorana geniş bir merdivenle ve asansörle ulaşılıyor. Restoran kısmında da seyir terası kadar geniş olmasa da yapıyı çepeçevre dolaşan bir veranda bulunuyor.

Bar ve restoran tavandan tabana kadar camlarla kaplanmış. Manzaranın kesintiye uğramasını engellemek için teras ve veranda dağın kontur çizgisini izleyen kavisli cam korkuluklarla çevrelenmiş. Cam korkulukların bileşim yerlerinde ise bakır renkli bantlar kullanılmış.

Panorama ile uyumlu iç tasarım

Restoranın içinde, işlev ve tasarım uyumu devam ediyor. Binanın kereste kaplı dış görünümü binanın iç mekanlarına da hakim. Dış kısımda olduğu gibi, restoran ve bar yüzeylerini kaplamak için ahşap şeritler kullanılmış.

Duvar ve tavanlarda düzenli olarak kullanılan ahşap şeritler ve profiller, restoranı çevreleyen sivri dağlık panoramayı mükemmel bir şekilde tamamlıyor. Aynı doğal dokular İskandinav modernizmini sergileyen basit, temiz çizgiler ve ince geometrik şekillerden oluşan ahşap masa ve sandalyelere de yansıyor. Ahşap zemin kaplamasında ise kayak ayakkabılarının çıkaracağı sesi önlemek için iğne keçesi kullanılmış.

Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın!
Lütfen isminizi yazın