Frank Gehry

0
52
Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.
Frank Gehry
Fotoğraf: biography.com

Olağandışı düzenlemeleri, cesur ve postmodern tasarımları ile tanınan Frank Gehry, 20. yüzyılın en beğeni toplayan mimarları arasında yer alıyor.

Eserlerinde kontraplak, oluklu metal levhalar ve paneller, metal kafes ve ağlar gibi alışılmadık materyaller kullanan Frank Gehry’nin eserlerinin çoğu dekonstrüktivizm yani yapısökümcülük stilinin bir örneğidir. Tasarımları, bazı eleştirmenlerden “tamamlanmamış görünümlü, dengesiz ve kaba” yorumları almış olsa da, tarzından asla ödün vermemiştir. Hatta arkasında durduğu bu tutarlı estetik anlayışı, onu yakın geçmişin en seçkin ve kolayca tanınabilir tasarımcılarından biri yapmıştır.

Toronto’dan Kaliforniya’ya

Frank Gehry, 1929 yılında Kanada’nın Toronto kentinde Frank Owen Goldberg ismiyle doğdu. Goldberg ailesi yahudi bir aile idi. Gençliğine denk gelen 2. Dünya Savaşı yıllarında, yükselen anti-semitizm nedeniyle Goldberg soyadını Gehry ile değiştirdi.

Çocukluk yıllarında oldukça yaratıcıydı. Dedesinin sahip olduğu hurda dükkanında bulunan oluklu mukavvalar, zincirler, boyasız kontrplaklar ile hayali evler ve şehirler inşa ediyordu. Frank Gehry’in alışılmamış yapı malzemelerine olan bu ilgisi ileriki yıllarda mimari eserlerini karakterize edecekti.

Gehry, ailesi ile birlikte 1947 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ne göç etti. Kaliforniya’ya yerleştiler. İki sene sonra tek başına Los Angeles’a taşındı ve Güney California Üniversitesi’nde mimarlık eğitimine başladı. Üniversiteye devam ederken kamyon şoförlüğü gibi çeşitli işlerde çalıştı ve sonunda üniversiteden mezun oldu.

Mezuniyetinden sonra orduda ve mimarlıkla ilgisi olmayan işlerde çalıştı. 1956 yılında ise kent planlama konusunda lisansüstü yapmak üzere Harvard Üniversitesi Tasarım Yüksek Okulu’na başladı ancak programı tamamlamadan okuldan ayrıldı. Bu kez, hedefinde mesleği vardı; 1962 yılında Los Angeles’ta kendi şirketini kurana dek çeşitli mimarların yanında çalıştı.

Frank Gehry - Easy Edge Wiggle sandalye
Wiggle sandalye

“Easy Edge” mobilya tasarımları ile gelen şöhret

Frank Gehry, 1969 ve 1973 yılları arasında oluklu mukavvadan yapılmış, gündelik kullanıma uygun “Easy Edge” ismini verdiği bir dizi mobilya tasarladı.

Tasarımlarının dayanıklılığına katkıda bulunmak için mobilyanın düz yüzeylerine katlar halinde mukavva kaplama uygulayan Gehry’nin özellikle Wiggle sandalyesi ilgi topladı ve sanatçının 1970 başlarında tanınmasına neden oldu.

Mobilya serisi, satış fiyatlarının Gehry’nin beklediği oranları aşması nedeniyle yüksek üretim hacimlerine ulaşamadı. Yine de 1986’da Vitra AG, içlerinde “Wiggle” sandalye de bulunan Easy Edges serisindeki dört modeli yeniden üretmeye karar verdi.

Mimarlığa dönüş

Frank Gehry, mobilya tasarımcısı rolünden sıyrılmak isteğindeydi. Asıl ilgi alanı binalardı. Easy Edge serisinden kazandığı parayla ailesinin Santa Monica’daki evini yeniden düzenlemeye karar verdi.

Pembe bir bungalov olan evi yenilerken zincir bağlantılı çitler ve oluklu çelik gibi alışılmamış malzemelerden yararlandı, eğimli cam küpler kullandı.

Frank Gehry - Santa Monica Gehry Evi
Santa Monica’daki evi
Fotoğraf: IK’s World Trip

Mahallede oturanların birçoğu inşa edilen bu olağandışı evden pek mutlu olmasalar da, evin avangart tasarımı mimarlık dünyasının ilgisini çekti ve Gehry’nin mimarlık kariyerini yeni boyutlara taşıdı. Sanatçı, Güney Kaliforniya’da düzenli olarak evler tasarlamaya başladı.

Yaptığı binalarla hızla önemli mimarlar arasında yer almaya başlayan Frank Gehry, Los Angeles şehir merkezindeki Walt Disney Konser Salonu, Prag’daki Dans Eden Ev ve İspanya’nın Bilbao şehrindeki Guggenheim Müzesi gibi çok sayıda konsept bina tasarladı.

Birçok resmi ödül kazanan sanatçı, insanlığa ve çevreye verdiği hizmetlerden dolayı 1989 yılında Pritzker Ödülü’ne değer görüldü.

Gehry, dünyanın önde gelen çağdaş mimarlarından biri olmaya devam ediyor ve kendisi reddetse de “star mimar” olarak anılıyor.

Başlıca eserleri:

Walt Disney Konser Salonu
Ünlü mimarların katıldığı bir yarışmada birincilik kazanarak uygulanmış büyük bir kompleks bina. Hem Gehry’nin mimarisi hem de Minoru Nagata tarafından tasarlanan konser salonunun akustiği yapıyı önemli sanat merkezlerinden biri haline getiriyor. Bina 2003 yılında tamamlandı.

Frank Gehry - Walt Disney Konser Salonu
Fotoğraf: Milo & Silvia in the World

Weisman Sanat Müzesi
Minnesota Üniversitesi kampüsünde yer alan müze, 1993 yılında tamamlandı. Yapı, bakıldığı noktaya göre değişkenlik gösteren iki cepheye sahip. Kampüs tarafından bakıldığı zaman tuğladan oluşan cephe, çevredeki tuğla ve kumtaşından oluşan binalarla uyum içinde. Aksi yönden bakıldığında ise eğri ve açılı çelik kaplamaların hareketli cephesini gözlemlemek mümkün.

Frank Gehry - Weisman Sanat Müzesi

Marqués de Riscal Hotel
İspanya’nın Elciego şehrinde bulunan lüks otelin inşası 2003 yılında başladı ve 2006’da tamamlandı. Frank Gehry, otelin tasarımında ve yapımında Guggenheim Müzesi Bilbao’da kullandığı yöntem ve deneyimlerden faydalandı.

Frank Gehry - Marqués de Riscal Hotel
Fotoğraf: hotel-marquesderiscal.com

Lou Ruvo Beyin Sağlığı Merkezi
Merkez, bir avlu ile birbirine bağlı iki ayrı binadan oluşuyor. İlki çelik kavisli formlar, diğeri ise beyaz renkteki kutular biçiminde tasarlanmış. Yapı, güçlü görsel etkisinin yanı sıra hasta bakımında sağladığı üstün işlevsellik ile de mimari bir tasarım şaheseri olarak yorumlanıyor.

Frank Gehry - Lou Ruvo Beyin Merkezi
Fotoğraf: Monster4711
Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

YORUMUNUZ

Lütfen yorumunuzu yazın!
Lütfen isminizi yazın