Julia Morgan

YORUM YAZIN 0
168
Julia Morgan, Hearst Kalesi ana konut
Hearst Kalesi Fotoğraf: pixabay.com
Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.
Julia Morgan, portre
Fotoğraf: californiamuseum.org / Özel Koleksiyonlar ve Üniversite Arşivi

1872 – 1957

Dünyanın en önemli kadın mimarlardan biri olan Julia Morgan, toplumsal cinsiyet engellerini aşarak bir çok konuda kadın mimarlara önder oldu. Sanatçı, Paris’teki École des Beaux-Arts’a kabul edilen ve Kaliforniya’da profesyonel çalışma lisansı alan ilk kadın mimar olmayı başardı. Uzun ve üretken kariyeri boyunca yedi yüzden fazla bina tasarlayan sanatçı, ölümünden tam 57 yıl sonra, 2014 yılında, Amerikan Mimarlar Enstitüsü tarafından AIA Altın Madalyası ile onurlandırılan ilk kadın unvanına da sahip oldu.

Julia Morgan çeşitli tarzları birleştiren eklektik stili benimsemiş bir mimardı. Bir taraftan neo-klasik tarzı sevse de, doğa ile uyumlu ve daha basit bir yaşam tarzını da benimsiyordu. Titizliği, ustalığı, iç mekanlardaki fayda hedefli yaratıcılığı ve dar bir bütçe içinde bile seçkin binalar tasarlayabilme yeteneği ile dikkat çekti. Orta sınıf aileler için birçok ev inşa etti. Yerel malzemeler kullanarak yaptığı düşük bütçeli evlere yönelik tasarımlarda uzmanlaştı. Büyük ya da küçük, her bütçe için en uygun çözümleri üretti.

Sanatçının kariyerinin en ayırt edici özelliklerinden biri de projelerinin çoğunu gerçekleştirmesi oldu. Kırk yedi yıllık kariyeri boyunca yedi yüzden fazla bina tasarladı ve inşa etti.

Julia Morgan, gençlik
Fotoğraf: berkeleycityclub.com

Zengin bir çocukluk, anne egemen bir aile

Julia Morgan, 1872 yılında, San Francisco’da ayrıcalıklı ve zengin bir ailede, beş çocuğun ikincisi olarak doğdu. Babası tanınmış bir aileden geliyordu; annesi ise oldukça zengin bir pamuk tüccarının kızıydı. Ancak maden mühendisi olan babası işlerinde çok başarılı olamadı ve aile genellikle yaşamını annesinin ailesinden aldığı maddi yardımlarla sürdürdü. Annesinin ailenin maddi ihtiyaçlarına çözüm getiriyor olması, Julia Morgan’a kadın yeterliliği ve bağımsızlığı için bir rol model oluşturdu. Bu durum sanatçıyı mimari yaşamındaki ısrarlı kararlılığı konusunda oldukça etkiledi.

Julia Morgan lise eğitiminden sonra o yıllarda yaşadığı çevrenin geleneği olan evlenme konusunda direndi ve annesini ikna ederek UC Berkeley’e girdi. Üniversitedeki tek kadın mühendislik öğrencisi olan Morgan, ikinci yılında İnşaat Mühendisliği Bölümü’nü seçti. Okulda, saygın bir mimar olan Bernard Maybeck’ten mühendislik dersleri aldı ve Maybeck’in çevredeki tipografiye saygılı yapılarından çok etkilenerek mimar olmaya karar verdi. Julia Morgan, 1894 yılında UC Berkeley’nin İnşaat Mühendisliği bölümünden mezun olan tek kadın olarak diplomasını aldı.

Julia Morgan, Paris yılları
Fotoğraf: apartmenttherapy.com

Hayalden gerçeğe: Paris

Julia Morgan, mezuniyetinden sonra, bir yıl boyunca Bernard Maybeck’in yanında çalışarak iş deneyimi kazandı. Maybeck, kendisine dünyanın en prestijli mimarlık okulu olan Paris’teki École des Beaux-Arts’da okuması konusunda çok ısrar ediyordu. Ancak okul o güne dek hiç bir kadın öğrenci almamıştı ve bu konuda oldukça katı bir tutum izliyordu.

Julia Morgan, 1896 yılında Paris’e taşındı ve Beaux-Arts giriş sınavına hazırlanmaya başladı. İki yıl boyunca okula giremedi ama azimle denemeye devam etti. Üçüncü yıl, 376 başvuru arasında on üçüncü olarak mimarlık programına giriş sınavlarını geçti ve okula girmeyi başaran ilk kadın oldu.

Ancak, okul beş yıllıktı ve 30 yaşına kadar eğitim veriyordu. Bu durumda Morgan’ın okulu üç yılda tamamlaması gerekiyordu. 1902 yılının başlarında, otuzuncu doğum günü yaklaşırken, bir tiyatro salonu için olağanüstü bir tasarım sundu ve mimarlık diplomasını almaya hak kazandı.

Julia Morgan, Mills Koleji çan kulesi
Mills Koleji çan kulesi Fotoğraf: apartmenttherapy.com

Mimarlık lisansı ve bağımsızlık

Julia Morgan, 1902 yılında San Francisco’ya geri döndü ve mimarlık kariyeri için tasarımcı John Galen Howard ve Maybeck ile işbirliği yaptı. Berkeley Üniversitesi kampüsünde çeşitli binalarda çalıştı; Yunan Amfitiyatrosu’nun tasarımını yaptı. Tasarımlarında eklektik bir yaklaşımı benimsedi ve ülkeye hakim olan popüler, tarzı reddetti.

Sanatçı, 1904 yılında Kaliforniya’da mimarlık lisansını alan ilk kadın olarak kendi ofisini açtı ve bağımsız olarak çalışmaya başladı. İlk başarısı Mills Koleji için tasarladığı çan kulesi, kütüphane, spor salonu ve sosyal merkez ile oldu. 1906 San Francisco depremi ve yangını sonrasında ise geniş iş olanaklarına sahip olarak hem mesleki hem de finansal başarı sağladı.

Julia Morgan, Berkeley Şehir Kulübü
Yapıldığı ilk yıllarda Berkeley Şehir Kulübü Fotoğraf: berkeleycityclub.com

Kadın dernekleri için kurumsal binalar

Julia Morgan kariyeri sırasında Amerikalı bir hayırsever ve feminist olan Phoebe Elizabeth Apperson Hearst’ün içinde yer aldığı ve kadınlara hizmet veren kurumların yüzden fazla binasını tasarladı ve inşa etti. Dünya Genç Hıristiyan Kadınlar Derneği YWCA’in binalarının çoğunu da bu işbirliği sırasında hayata geçirdi.

Bu kapsamda 1929 yılında yaptığı Berkeley Kadınlar Şehir Kulübü binası, en öne çıkan eserlerinden biri oldu. Mağribi ve gotik unsurları yorumladığı bina, Kaliforniya’nın simgesel yapıları arasına girdi. Kulüp binası, Kaliforniya tarihine kayıtlandı ve “Ulusal Tarihi Yerler” sicilinde listelendi.

Olağanüstü Hearst Kalesi

Morgan’ın en ünlü müşterisi, kadın dernekleri için işbirliği yaptığı Phoebe Elizabeth Apperson Hearst’un oğlu William Randolph Hearst oldu. William Randolph Hearst, ABD’nin en büyük gazete zincirinin ve medya şirketinin sahibiydi ve iyi bir antika koleksiyoncusuydu.

Julia Morgan, Hearst Kalesi
Fotoğraf: hearstcastle.org

Morgan, William Randolph Hearst’un baş mimarı olarak çalıştı ve Hearst için pek çok bina tasarlayıp inşa etti. Hearst Kalesi, bu binalar arasında en dikkat çeken oldu ve Morgan’ın kariyerinde önemli bir rol oynadı.

William Randolph Hearst’e ailesinden250 bin dönümlük bir çiftlik miras kalmıştı. Julia Morgan, Kaliforniya’nın Pasifik kıyısındaki San Simeon çevresinde yer alan araziye 1919 ve 1947 arasında, tam 28 yıl boyunca bir konut, konuk evleri, havuzlar ve bahçelerden oluşan bir kompleks inşa etti.

Julia Morgan, Hearst Kalesi Neptün havuzu
Hearst Kalesi Neptün havuzu Fotoğraf: hearstcastle.org

Hearst Kalesi’nde, 56 yatak odası, 61 banyo, 19 oturma odası, 127 dönümlük bir bahçe, kapalı ve açık yüzme havuzları, tenis kortları, sinema, bir hava alanı ve dünyanın en büyük özel hayvanat bahçesi bulunuyor. Kalenin en dikkat çeken alanlarından biri olan Neptün havuzunun verandası, Avrupa’dan getirilerek yeniden inşa edilmiş bir Roma tapınağı cephesine sahip görünümüyle hayranlık uyandırıyor.

Julia Morgan, Hearst Kalesi ofis
Hearst Kalesi’ndeki çalışma odalarından bir tanesi Fotoğraf: hearstcastle.org

Tarihi mimari tarzların bir bileşimi olan kompleks yapıda dünyanın her yerinden satın alınmış önemli tarihi eserler ve koleksiyonlar yer alıyor. Eserler, bahçelere, ana konuta ve misafir evlerine yerleştirilmiş. 1958 yılından itibaren halk ziyaretine açılarak Hearst San Simeon Devlet Tarih Anıtı olarak işletilmeye başlanmış olan Hearst Kalesi, 1972’de Ulusal Tarihi Yerler kayıtlarına alınmış.

Mütevazi bir yaşam

Julia Morgan bir mimar olarak çok saygı duyulmasına rağmen hiç röportaj vermedi ve kendisi hakkında hiç yazmadı. Erkeklerin hakim olduğu bir alanda, Amerikan tarihinin en üretken mimarlarından biri olmayı başardı; okullar, kiliseler, mağazalar, YWCA binaları, hastaneler, evler ve apartmanlardan oluşan yüzlerce bina inşa etti. Sanatçı, 1951 yılında tüm profesyonel ofis kayıtlarını, çizimlerini, evraklarını imha ederek kariyerine son verdi ve emekliye ayrıldı. Emeklilik yılları ancak altı yıl sürdü; 1957 yılında, 85 yaşında iken Kaliforniya’da yaşama veda etti.

Önemli eserleri

Julia Morgan Evi
Kat planındaki simetrisi, detaylara dikkati çeken dekoratif frizleri, demir işçiliği, çok sayıda eşit aralıklı penceresi ile dengeli ve orantılı olan ev, Akdeniz revival tarzının güzel bir örneğini sergiliyor.

Julia Morgan, Julia Morgan Evi
Fotoğraf: Irneh

Riverside Sanat Müzesi
1929 yılında Julia Morgan tarafından Riverside YWCA binası olarak yapılan yapı, 1967 yılında Riverside Sanat Merkezi’ne satıldı. Bina, Akdeniz revival ve klasik revival mimarinin unsurlarını ‘yenilikçi üç bloklu tasarım’ ile birleştiriyor.

Julia Morgan, Riverside Sanat Müzesi
Fotoğraf: riversidecvb.com

Asilomar Konferans Binaları
Sanatçı, Sanat ve El Sanatları mimari tarzına uygun olarak tasarladığı yapılarda insanları doğa ile temasa geçirip dengeyi, sağlığı, uyumu ve mutluluğu yeniden kurmayı amaçladı. Binalarda yapı malzemesi olarak yerel ahşap ve taş kullandı.Julia Morgan, Aslomar Konferans Binaları

Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın!
Lütfen isminizi yazın