Turgut Cansever

YORUM YAZIN 0
77
Turgut Cansever eserleri
Fotoğraf: akdn.org
Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

Turgut Cansever portre1921 – 2009

Dünyada Ağa Han Mimarlık Ödülü’nü üç kez kazanan tek mimar olan Turgut Cansever, Türkiye’deki ilk sanat tarihi doktora tezinin de sahibi. Ülkemizde tarihselcilik akımının önemli bir temsilcisi olan sanatçımız ‘Bilge Mimar’ olarak da anılıyor.

Çok okuyan, çok düşünen ve çok üreten kişiliğiyle Türk mimarisine özgün katkılar yapan Turgut Cansever, mimarinin temelini, düşünmek ve insanlığın tarihsel sürecini yansıtmak olarak görmüştür. Eserlerinde İslami mimariyi modern tarz ile yorumlayarak bir sentez oluşturmuştur.

Turgut Cansever, 1921 yılında Antalya’da beş kardeşin en büyüğü olarak doğdu. Babası Hasan Ferit Bey sıtma ile mücadele etmiş bir doktor, annesi Saime Hanım ise Filibe kökenli bir öğretmendi.

Sanatçı, ilkokulu Ankara ve Bursa’da okuduktan sonra ailesiyle birlikte İstanbul’a taşınarak lise eğitimini Galatasaray Lisesi’nde tamamladı. Lise yıllarında başlayan resme olan ilgisi nedeniyle resim eğitimi almak üzere öğrenimini İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde sürdürmeye karar verdi. Ancak akademide tanıştığı ressam Halil Dikmen, ünlü sanat tarihçi Mazhar Şevket İpşiroğlu ve Cumhuriyet döneminin ünlü mimarlarından Sedad Hakkı Eldem’nin görüş ve önerileri ile fikrini değiştirerek mimarlık okumaya başladı. Eğitimi sırasında Sedad Hakkı Eldem’in asistanlığını da yapan sanatçı, 1946 yılında üniversiteden mezun oldu.

Türkiye’nin ilk sanat tarihi doktora tezi

Turgut Cansever üniversite eğitimini takiben İslam Sanatı tarihçisi Ernst Diez’in etkisiyle sanat tarihi alanında doktora yapmaya karar verdi. “Osmanlı ve Selçuklu Mimarisinde Sütun Başlıkları” konusunu seçen Cansever, tezini hazırlamak için Anadolu’ya bir seyahat yaptı. Okuldan ödünç aldığı fotoğraf makinesi ile 14 Anadolu şehrini dolaştı ve konusu ile ilgili 111 yapıyı kapsamlı olarak inceledi, fotoğrafladı ve çizimler yaptı.

Turgut Cansever, sanat tarihi tezi çizim
Osmanlı ve Selçuklu Mimarisinde Sütun Başlıkları tezinin çizimlerinden
Çizim fotoğrafı: egemimarlik.org / Filiz Sönmez, Semra Arslan Selçuk

Tezini, “sütun başlıklarının ışık ve gölgeli satıhlarıyla sonsuz mekan fikrinin izlerini taşıdığı ve maddeyi yok etmek isteyen İslam tezyinî düşüncesine tercüman olduğu” şeklinde yorumlayan sanatçının görüşleri öğretmeni Ernst Diez’in düşünceleri ile oldukça paralel bir yaklaşım oluşturdu.

Ülkemizde yazılan ilk sanat tarihi tezi olan çalışmada, Osmanlı ve Selçuk mimari tarihinde önemli bir yeri olan sütun başlıklarının tarihsel süreçteki gelişimi, yapıların bütünsel formu içindeki yeri, anlamı ve değeri konuları yer almaktadır. Eser, 2010 yılında “Sonsuz Mekânın Peşinde: Selçuk ve Osmanlı Sanatında Sütun Başlıkları” adıyla yayımlanmıştır.

Batıya yolculuk

Turgut Cansever, tezi sonrasında bir sene süren bir Avrupa gezisi yaparak tüm kıtayı şehir şehir dolaştı. İlk durağı ofis deneyimi kazanmak için burslu olarak gittiği Paris oldu. Burada üç ay mimar René André Coulon’un ofisinde çalıştıktan sonra, üç arkadaşıyla birlikte Avrupa gezisine başladı. Yolculuğu sırasında ortaçağdan bu yana tüm mimari akımları inceledi. Yapıları, fotoğraf, çizim ve notlar ile kayıt altına alma olanağı buldu. Sanatçının hem Avrupa gezisi hem de tezi öncesinde yaptığı Anadolu gezisi doğu ile batı arasında bir sentez oluşturmasını sağladı.

Turgut Cansever, Sadullah Paşa Yalısı
Sadullah Paşa Yalısı

Türkiye’ye dönüş ve mesleğe başlangıç

Turgut Cansever’in meslek yaşamının ilk önemli deneyimi 1948 yılında Mimar Cahide Tamer ile birlikte gerçekleştirdiği Sadullah Paşa Yalısı’nın restorasyonu oldu. İstanbul’un en eski ve en güzel ahşap yalısı olan binada iki mimar tarafından pek çok yenileme çalışması yapıldı; ayrıca duvar kağıdı ve yağlı boya ile kapatılan kalem işleri tekrar ortaya çıkarıldı.

Turgut Cansever, Büyükada Anadolu Kulübü
Büyükada Anadolu Kulübü Fotoğraf: anadolukulubu.com

Turgut Cansever kariyerine 1951 yılında liseden de arkadaşı olan mimar Abdurrahman Hancı ile kurdukları mimarlık ofisi ile devam etti. Birlikte tasarladıkları yapılar arasında en önemli eserleri Büyükada’da inşa ettikleri Anadolu Kulübü Oteli oldu. Binanın mimari tarzında dönemin önemli modern mimari temsilcilerinden Fransız mimar Le Corbusier’in etkileri görülür.

Ödüller ve kitaplar

1960 yıllarında Beyazıt Meydanı’nın yeniden düzenlenmesi için Prof. Luigi Piccinato, Prof. Hans Högg ve Turgut Cansever’e birer proje hazırlatıldı. Projeler arasından Cansever’in projesinin uygulamaya geçirilmesine karar verildi ise de proje tam olarak sonlandırılmadı. Ancak proje Cansever’in imar ve koruma alanlarında çalışmasını sağladı. Sanatçı, bu alanda pek çok görev aldı. İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyelerinde planlama konularında danışman olarak çalıştı.

Aynı dönemde, 1960 yılında, “Modern Mimarinin Sorunları” isimli tezi ile İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden doçent unvanı aldı. Tezinde, Frank Lloyd Wright, Le Corbusier, Walter Gropius, Aalvar Aalto ve Mies Van Der Rohe gibi çağdaş mimarinin önemli temsilcilerini inceledi.

1980 yılında Ertegün Evi restorasyonu ve Türk Tarih Kurumu binası ile iki Ağa Han Mimarlık Ödülü, 1992 yılında ise Demir Evleri ile üçüncü ödülü kazandı. Sanatçı, Ağa Han Mimarlık Ödülü’nü üç kez alan tek mimar oldu.

Turgut Cansever, Ertegün Evi detay
Ağa Han Ödülü kazanan yapılarından, Ertegün Evi’nden bir görünüm
Fotoğraf: akdn.org

Mesleğinde başarılı bir şekilde ilerleyen Turgut Cansever, 1983 yılında Mekke Üniversitesi’nde eğitim programı hazırlama danışmanlığı ve aynı yıl Ağa Han Mimarlık Ödülü Jüri Hakimliği yaptı. Ülkemizde de pek çok ödül kazanan sanatçı, Mimarlar Odası Sinan Ödülü’nün, TBMM Üstün Hizmet Ödülü’nün, Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nün ve 2008 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri kapsamında mimari dalında verilen büyük ödülün sahibi oldu.

Mimari konularda pek çok makale kaleme aldı ve derlemelerini bir kitap haline getirdi. Mimar Sinan’ın anıtsal eserlerini barındıran bir kitap yazdı. 2007 yılında Küratörlüğünü Uğur Tanyeli ile Atilla Yücel’in yaptığı ‘Turgut Cansever: Mimar ve Düşünür’ adlı bir sergi düzenlendi. Sergi, Türkiye’de arşiv belgesi özelliklerini taşıyan malzemelerle yapılmış ilk retrospektif mimar sergisi oldu.

Sanatçı, 22 Şubat 2009 tarihinde 88 yaşındayken Kadıköy Çiftehavuzlar’daki evinde yaşamını yitirdi.

Başlıca eserleri:

Ertegün Evi restorasyonu
Bodrum’un en iyi bölgelerinden birinde geneneksel bir Türk evi olan yapı, eskiden bir kapıyla birleştirilen iki binadan oluşuyordu. Eski yapıyı tamamen bağımsız bırakan bir ilave ile bina yazlık bir eve dönüştürüldü. Eski binanın dar ve taş pencereleri ve kapıları aydınlatılmış ve havayı filtreleyen ayarlanabilir meşe kepenkler ile yenilendi. 1973 yılında tamamlanan bina restorasyonu 1980 yılında Ağa Han ödülü kazandı.

Turgut Cansever, Ertegün Evi
Fotoğraf: akdn.org

Türk Tarih Kurumu Binası
Bina, işlevi gereğince tarihi kavrama, koruma ve yorumlama bilincini vurgulayan bir biçim ile tasarlandı. Kütüphane, konferans salonu, sergi, toplantı ve idari odalarının bir merkezi avlu etrafında toplandığı yapı, barındırdığı değerleri koruyan bir karaktere sahip. Turgut Cansever ve Ertur Yener tarafından 1951 ile 1967 yılları arasında tasarlanan ve inşa edilen bina, 1980 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü’nü kazandı.

Turgut Cansever , Türk Tarih Kurumu
Fotoğraf: Reality006

Demir Tatil Köyü
Tasarımlarında Yunan, Bizans ve Osmanlı örneklerine dayanan ortak bir mimari anlayışın yansıtıldığı Demir Tatil Köyü evleri ağaçların, toprağın ve denizlerin korunması gibi çevresel kaygılarla şekillendirildi. Yerel taş, ahşap ve sınırlı beton kullanımı ile yapılan evler bölgenin mimari mirasına modern bir katkıda bulunuyor. Turgut Cansever, Emine Öğün, Mehmet Öğün ve Feyza Cansever mimarlığında gerçekleşen ve 1987 yılında tamamlanan proje, 1992 yılında Ağa Han Mimarlık Ödülü’nü kazandı.

Turgut Cansever, Demir Tatil Köyü
Fotoğraf: akdn.org
Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın!
Lütfen isminizi yazın