Hayali mimari tasarımlar: Fairy Tales 2017 ödülleri

0
203
Mykhailo Ponomarenko - Last Day
Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

Bu yıl dördüncüsü gerçekleşen ve hayali mimari tasarımların yarıştığı Fairy Tales ödüllerinin kazananları belli oldu. 60’ın üzerinde ülkeden katılımın gerçekleştiği yarışmada kısa öyküler ve öyküleri tasvir eden tasarımlar yarıştı. Birinciliği Ukraynalı bir mimar olan Mykhailo Ponomarenko aldı.

Blank Space, AIAS ve National Building Museum’un sponsorluğunda gerçekleşen yarışmada mimari hayal gücünü en iyi temsil eden tasarımlara üç derece ödülü, bir özel ödül ve on mansiyon veriliyor. Değerlendirme tanınmış mimar, tasarımcı ve öykü yazarlarından oluşan bir jüri tarafından yapılıyor.

BİRİNCİLİK ÖDÜLÜ: MYKHAILO PONOMARENKO / LAST DAY
Birincilik ödülünün sahibi mimar Mykhailo Ponomarenko’nun öyküsünde geçen mekan, yerçekimini önleyici motorların kullanıldığı büyük bir yapay platform olan Saturn A6.

Öykü, bir çobanın kazara keşfettiği bir mağara ile başlıyor. 1967 yılında Rusya’nın Altai bölgesindeki dağlarda çobanlık yapan Nikodim, bir gün sürüsünde eksik bir koyun olduğunu fark eder. Uzun arayışlardan sonra onu dağın yüzeyindeki büyük bir mağaranın içinde bulur. Mağarada yer çekiminin olmadığını fark eden Nikodim, köy konseyine durumu anlatır. Köy konseyi, mağaraya jeologlardan oluşan bir heyet gönderir. Heyet, araştırmaları sonucunda GGA’yı (Great Gravity Anomaly – Büyük yerçekimi anomalisi) keşfeder.

GGA’nın keşfinden sonra, bilimsel bir araştırma kurumu oluşturulur ve konuyla ilgili bilim insanlarını barındıracak yeni bir kasaba kurulur. Vnutrigorsk isimli bu kasabada yürütülen GGA araştırmaları sonucunda bilim insanları yer çekimine karşı koyan bir motor geliştirir. Böylece ilk Satürn’ün inşasına başlanır.

Mykhailo Ponomarenko - Last DayÖykü, mimarın babası ve bir arkadaşının 1978 yazında Vnutrigorsk’a gitmesi ile devam ediyor. Baba ve arkadaşı bölgeye geldiklerinde, dağda çok pitoresk bir yol görürler. Dağların üzerinde yer alan ve uzaktan bakıldığında bir DNA ipliği gibi görünen yol, ilerledikçe spiralleşir. Bu spiral onları oldukça heyecanlandırır ve 15 kilometre sonunda Vnutrigorsk’a ulaştırır. Bir anda dağda büyük silindirik bir delik açılır ve kasaba silindirin iç tarafına sarmalanmış olarak gözleri önünde belirir.

Mykhailo Ponomarenko - Last DayBeş katlı düz sıradan oluşan evlerin görünümü gerçeküstüdür. Döngüsel olarak inşa edilen kasabanın yatay çizgisi dağın dikeyliği ile tezat oluşturmaktadır. Dağlar ve vadiler 90 derece eğimlidir. Ölçek çok büyük olmasına rağmen çevredeki manzara ile son derece uyumludur…

Mimarın, klasik resim tekniklerinden yararlanarak yaptığı tasarımlar, bilim kurgu kaynaklı bir mekan olan Vnutrigorsk’u ve Satürn A6’yı içeren bir dizi manzaradan oluşuyor. Manzaraların kendisinde garip, gerçek dışı ve insan ölçeği dışında bir şeyler koyma arzusu uyandırdığını söyleyen Ponomarenko, bu hicivsel eklemelerin doğayla ilgili yeni fikirlere ve duygulara yol açtığını belirtiyor.

İKİNCİLİK ÖDÜLÜ: TERRENCE HECTOR / CITY WALKERS
İkincilik ödülünü kazanan Chicagolu mimar Terrence Hector, insanların algılayabileceğinden daha yavaş hareket eden duygusal bir mimari türünün güzel öyküsünü anlatıyor.

Öykü, Walkerlar ile şehir sakinleri arasında geçiyor.

Terrence Hector - City WalkersWalkerlar devasa, görkemli yaratıklardı. Boyları çok uzundu ve yusyuvarlaktılar. Kalın derileri, kir ve toz tabakaları yüzünden fırınlanmamış seramiklerin görünümüne ve rengine bürünmüştü. Bacanın sırtında bulunan ve göbeği andıran en geniş kısımda bulunan delikler Walker’ın yüzünü oluşturuyordu. Karınları ise bacakların bağlandığı kısımdı. İnsan ömründen çok daha uzun yaşıyorlardı ve anlaşılmaz derecede yavaş hareket ediyorlardı. Örneğin, her ay sadece bir adım atıyorlardı.

Walkerların sindirim sistemleri bir filtre biçimindeydi. Havadaki bakteri ve mikroskobik hayvanları su içine çekiyor, sindiriyor ve çıkan hava atıklarını bacalarından dışarı atıyorlardı. Bu kalıcı hava akışı, Walkerların içlerini insanlar için yaşanabilir hale getirdi ve Walkers değirmenlerinin oluşturulmasına neden oldu.

Terrence Hector - City Walkersİzole edilmiş rüzgar akışı ilk önce basit, küçük makinelere güç sağlamak için kullanıldı. Değirmen pervaneleri Walkerların vücutlarının içine ve sırt deliklerine yerleştirildi. Üretim talebi arttıkça değirmenler birleşik fabrikalara dönüştü ve üzerine yerleştirilen Walkerları kapladı.

Değirmenler, bir süre sonra oligarşi güç koltukları haline dönüştü. Walkerların hareketlerini tahmin eden ve olası adımları altında yapıların yok olmasını önleyen kraliyet bilim adamları, iş adamları ve yöneticileri önem kazandı. Üretilen ürünler, Walkerların gölgesinde kurulan pazarlarda satılmaya başlandı. Bu gezici sanayi kulelerini takip eden şehir halkı, böylece yaşamlarını sürdürdüler.

Walkerlar, öldükleri güne kadar yüzlerce yıl boyunca izler bırakarak hem yürüdüler hem de şehri büyüttüler. Onların ölümüyle insan zaman ölçeğinde yaşamaya başlayan şehrin temposu aniden hızlandı. İlk defa Walkerların müdahalesi olmadan yapıların yapılabileceği bir alan oluştu. Anıtsal Walker cesetlerini çevreleyen mezarlıklar kalıcı yerleşimler haline geldi ve insan mimarisinin ilk örnekleri ortaya çıkmaya başladı.

ÜÇÜNCÜLÜK ÖDÜLÜ: ARIANE MERLE D’AUBIGNÉ VE JEAN MALEYRAT / UP ABOVE
Üçüncülük ödülü mimarlık okulunda tanışan iki Fransız mimar Ariane Merle d’Aubigné ve Jean Maleyrat’a ait. Öyküleri bulutların üstünde kurulan SkyIsland’ı anlatıyor.

SkyIsland’da, aşırı nüfus, terörist tehdit, kirlilik ve Landisland hükümetinin politikalarındaki çelişkili standartlardan kaçan insanlar yaşıyorlar. Sistemlerinden para ve para birikimi gibi kavramları çıkaran topluluk, takas ve basit değişimler yaparak hayatlarını sürdürüyorlar. Herkes, üretme kabiliyetine sahip olduğunu üretiyor veya topluluk üyelerine verebileceği hizmetleri sunuyor.

SkyIsland’da kendi evini yaratan ilk kişi, çılgın ve ünlü bir mimar olan John Moore oluyor. Pek çok küçük sığınma evinin olduğu hayali SkyIsland’da bulunan her konut oldukça işlevsel ve en zorlu hava koşullarına bile dayanıklı.

Jean Maleyrat and Ariane Merle d'Aubigné - Up AboveEvler, fırtınalar sırasında şişirilebilir bir kabarcık içinde korunabiliyor. Bu koruyucu baloncuklar, aynı zamanda SkyIsland topluluğunu yeni bir bakteriyolojik saldırıdan da koruyor. Evlerin altında bulunan bir serada organik sebze ve meyve yetiştiriliyor. Üretimi ihtiyaçlarını aşan her birey, fazla üretimini topluluğun diğer üyeleriyle paylaşıyor.

Jean Maleyrat and Ariane Merle d'Aubigné-Up AboveSkyIsland’da bulunan bir zeplin ise, her sabah çocukları okula götürüyor.

Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

YORUMUNUZ

Lütfen yorumunuzu yazın!
Lütfen isminizi yazın