Afrodisias Antik Kenti

YORUM YAZIN 0
227
Afrodisias Antik Kenti, panoramik
Fotoğraf: Ana Raquel S. Hernandes
Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.
Afrodisias Antik Kenti, Afrodit büstü
Fotoğraf: Ken and Nyetta

Adını, aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit’ten alan Afrodisias Antik Kenti’nde binlerce yıl boyunca yüzlerce ünlü heykeltıraş yetişmiş. “Tüm Asya’dan kendime bu kenti seçtim” sözleriyle Roma İmparatoru Augustus tarafından birinci yüzyılda koruma altına alınan kent, 2017 yılında ise bölgede yer alan antik mermer ocakları ile birlikte UNESCO tarafından koruma altına alınarak UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne eklendi.

Aphrodisias Antik Kenti Aydın’ın, Karacasu ilçesinde Menderes Irmağı’nın bir kolu olan Dandalaz Çayı vadisinde, denizden yaklaşık 600 metre yükseklikteki bir platoda yer alıyor.

Günümüze oldukça korunmuş bir şekilde ulaşmış yapılarıyla ülkemizin önemli arkeolojik alanlarından olan antik kentin yerleşim tarihi MÖ 5000’li yıllara dek uzanıyor. Başlarda küçük bir köy olan kent, vadideki şehirleşme döneminde gelişmeye başlayarak MÖ ikinci yüzyılda bir kilometrelik alana yayılan bir kent olarak yeniden yapılanır ve 15.000 kişinin yaşadığı bir kent devleti kişiliğine bürünür. İlerleyen yıllarda Roma İmparatorluğu ile girdiği yakın politik ilişkiler sonucu Roma İmparatoru Augustus tarafından kişisel korumaya alınır. MÖ 39 yılında ise Roma Senatosu tarafından vergi muafiyeti, özerklik ve tapınağa sığınma hakkı gibi ayrıcalıklar edinmesiyle de kentin gelişmesi hız kazanır ve altın çağlarını yaşar.

Afrodisias Antik Kenti, genel
Fotoğraf: E. Kucuk/© Aphrodisias Project/whc.unesco.org

Afrodisias, üçüncü yüzyılın sonlarında Roma İmparatorluğu’nun Karia eyaletinin başkenti olur. Roma’nın bölünmesiyle önce Doğu Roma, daha sonra da Bizans’ın egemenliğinde yaşar. Dördüncü yüzyılın ortalarına kadar gelişimini sürdüren antik kent, altıncı yüzyıldan itibaren Vizigot ve Arap akınlarının yarattığı siyasi, dini ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle önemini kaybetmeye başlar. Yedinci yüzyılda geçirdiği deprem sonrası da bir daha inşa edilemez. Bölge, on birinci yüzyıldan sonra arasında dört kez Selçukluların eline geçer; Karacasu toprakları Türkmen boylarınca yerleşim olarak kullanılır. Zamanla küçük bir kasabaya dönüşen Afrodisias, on ikinci yüzyılda tamamen terk edilir.

İlk kazılar

Aphrodisias’ta yer alan mermer yapıların, heykellerin, kabartma ve yazıtların günümüze iyi korunmuş olarak ulaşmış olması, antik kentin arkeolojik açıdan önemini daha da artırmaktadır.

Afrodisias Antik Kenti, kalıntılar
Fotoğraf: Ana Raquel S. Hernandes

Kentteki kalıntıların ilk çizimleri 1835’te İngilizler tarafından alınmış. Sonrasında Fransızlar ve İtalyanlar tarafından kazılar yapılmış; 1961 yılında ise Kenan Evrim’in girişimleri ile New York Üniversitesi tarafından bölgede çalışmalar başlatılmış ve uzun yıllar devam ettirilmiş. Kazılarda, Demir Çağı, Bronz Çağı, Arkaik ve Klasik Dönem yerleşimleri tespit edilmiş; özellikle de Bronz Çağı’nın tüm tabakalarını kapsayan önemli buluntular gün ışığına çıkarılmıştır.

Mermer ocakları ile gelişen Afrodisias Stili

Afrodisias’ın en büyük önemi, kentin kuzeydoğusunda, Babadağ eteklerinde yer alan mermer ocaklarından gelmektedir. Mermer yataklarının zenginliği kenti heykel sanatı alanında yüksek kalitede bir merkez haline getirmiştir.

Özellikle birinci ve üçüncü yüzyıllar arasında kentteki heykeltıraşlık okulunun ünü her yere yayılmış; tüm Akdeniz çevresinde tanınan ve pek çok önemli esere imza atan onlarca heykeltıraş bu kentte yetişmiştir. Heykel alanındaki bu önderlik zamanla “Afrodisias Stili” adı verilen, tamamen Afrodisias’a özgü bir yontu ekolünü ortaya çıkmıştır.

Etkileyici ve görkemli yapılar

Antikçağın önde gelen mimarlık, sanat, heykeltıraşlık ve din merkezlerinden olan Afrodisias, ızgara planlı olarak kurulmuş; sokak düzeni ise önemli yapıların etrafına yerleştirilmiştir.

Aphrodisias kentinin en önemli yapısı olan Afrodit Tapınağı, ilk kez Arkaik dönemde Asurlular tarafından, aşk ve güzellik tanrıçaları İştar için inşa edilmiş. Günümüze mahzeni ve ion tarzı kırk sütunundan on dört tanesi ulaşmış olan tapınağın yeniden yapımı birinci yüzyılda Zoilos tarafından başlatılmış. 130’lu yıllarda tam olarak bitirilen yapı, İmparator Hadrian döneminde duvarları ve kutsal odası da tamamlanarak son şeklini almış.

Afrodisias Antik Kenti, Afrodit Tapınağı
Afrodit Tapınağı Fotoğraf: michael.berlin

Kazılarda ortaya çıkan bilgilere göre, tapınak alanına anıtsal bir giriş binasından geçilerek giriliyordu. Tanrıça Afrodit’in heykeli tapınağın içinde sadece rahiplerin girebildikleri “Sella” adı verilen odada bulunuyordu. Paganlar tarafından hac yeri olarak kullanılan Afrodit Tapınağı, beşinci yüzyılın sonunda, kente Hıristiyanlığın hakim olmasıyla büyük bir kiliseye dönüştürüldü ve eski tapınağın izleri tamamen silindi. Sella odası ortadan kaldırılarak tapınağın ön ve arka tarafına eklenen duvarlar ile üç nefli bir plan yaratıldı.

Kentin diğer önemli tapınağı olan Sebasteion Tapınağı, Tanrıça Afrodit ve Roma İmparatorluğu’nun ilk imparatorları olan Julia Cladius sülalesine adanmış. Büyük bir tapınak kompleksi olan Sebasteion, Yunancada ulu anlamına geliyor. Yapının inşasına birinci yüzyılda İmparator Tiberius döneminde başlanmış; yine aynı yüzyılda Nero döneminde bitirilmiş. Günümüze sütun temelleri ve sütun başlıkları ulaşan Sebasteion Tapınağı, 80 metre uzunluğunda, 14 metre genişliğinde karşılıklı iki uzun portikodan ve on dört metre enindeki mermer döşemeli bir tören yolundan oluşmaktaydı. Tapınağın iç ve dış sütun başlıkları mitolojik figürlerin ve imparatorluk ailesi üyelerinin konu alındığı çok miktarda kabartma ve dekor panelleri içeriyor.

Afrodisias Antik Kenti, Sebasteion Tapınağı
Sebasteion Tapınağı Fotoğraf: Ken and Nyetta

Kentin kapılarından olan Tiberius Portikosu, tiyatro ve tapınaklar arasında yer alıyor. İnşasına birinci yüzyılda Tiberius döneminde başlanmış olan portikonun etrafı ion tarzı sıralı sütunlarla çevrilmiş. Portikonun üzerinde her biri farklı heykeltıraşlar tarafından yontulmuş Aphrodisias’ın 1001 suratını betimleyen portreler bulunuyor. Spor ve eğitim amacıyla kullanıldığı düşünülen portikonun ortasında 260 metre uzunluğunda, 25 metre genişliğinde devasa bir havuz yer alıyor. Kentin ikinci yüzyılda yaşadığı deprem sonrasında suların kontrol altına alınması amacı ile yapılmış olan havuz, aynı zamanda Hadrian hamamları için yedek su deposu olarak da kullanılmış.

Afrodisias Antik Kenti, Tiberius Portikosu
Tiberius Portikosu ve Agora Kapısı Fotoğraf: aphrodisias.org

İmparator Hadrian’nın hükümdarlığı sırasında 2. yüzyılda yapılmış olan Hadrian Hamamı, kadın erkeklerin ayrı ayrı yıkandıkları iki büyük bölümden oluşuyor. Yapının altında ısıtma sistemini oluşturan su kanalları ile yer altı koridorları ve galeriler yer alıyor. Kumtaşından yapılarak mermer bloklarla kalanan hamamın ön avlusunda mermerler üzerine süslemeler yapılmış ve Eros’u betimleyen bir figür yontulmuş. Hamamın kuzey girişinin hemen önünde ise köşelerinde büyük sütunların yer aldığı mermer bir havuz yer alıyor.

Afrodisias Antik Kenti, Hadrian Hamamı
Hadrian Hamamı Fotoğraf: Carole Raddato

Pazar yeri olarak inşa edilmiş olan 8 bin kişilik Agora, aynı zamanda toplantı yeri olarak da kullanılmış. MÖ birinci yüzyılın sonlarında yapılan yapıda sütunlu bir giriş ve ion tarzında iki uzun portiko bulunuyor. Roma imparatoru Diokletianus’un yapının duvarlarına çaktırdığı ve mermer üzerine kazınmış fiyat listeleri hem Agora ile ilgili hem de kentin ekonomisini gösteren en önemli buluntu olarak görülüyor. Agora’nın anıtsal kapısı ise frizleriyle dikkat çekiyor.

Afrodisias Antik Kenti, Kuzey Agorası
Kuzey Agorası Fotoğraf: T. Kaefer/© Aphrodisias Project/whc.unesco.org

Aphrodisias Stadyumu, antik dünyanın en iyi korunmuş stadyumu olarak kentin kuzey ucunda yer alıyor. Elips planlı stadyum 262 metre uzunluğa, 50 metre genişliğe ve 30 bin izleyici kapasitesine sahip. Yedinci yüzyılda yaşanan depremde kentin antik tiyatrosunda ciddi hasarlar meydana gelince, stadyumun doğusunda bulunan yarım yuvarlak kısım arena olarak kullanılmış. Kuzeyindeki yüksek duvarlar ise kentin etrafını kuşatan surlar olarak işlev görmüş.

Afrodisias Antik Kenti, Stadyum
Stadyum Fotoğraf: aphrodisias.org

Akropol tepesi olarak tanınan höyüğün doğu kısmı oyularak yapılmış olan Aphrodisias Antik Tiyatrosu, bulunan yazıta göre Julia Zoilos’un Tanrıça Afrodit ve kent halkına armağanı olarak birinci yüzyılda yapılmış. Tiyatro, Anadolu’nun en eski üç katlı sahne binasını barındırıyor. Oturma sıraları üst ve alt olarak iki bölümden oluşuyor. Üst kısımda yer alan sıralar Bizans döneminde kalenin inşasında kullanılmış. Antik tiyatronun ortasında yer alan orkestra kısmı ikinci yüzyılda oturma sıralarının alt basamakları sökülerek derinleştirilmiş ve gladyatör savaşlarına uygun hale getirilerek arena olarak kullanılmış.

Afrodisias Antik Kenti, Antik tiyatro
Antik tiyatro Fotoğraf: I. Cartwright/© Aphrodisias Project/whc.unesco.org

İki depremle büyük hasar gören sahne binası ilk depremde onarılsa da yedinci yüzyıldaki yıkıcı deprem sonrası yaşanan hasar nedeniyle Bizans halkı tarafından doldurularak üstüne evler yapılmış.

Kentin anıtsal kapısı Tetrapylon ikinci yüzyılda korinth düzeninde inşa edilmiş. Adını dört tarafındaki dörder sütundan alan kapının, Aphrodisias’lı mimar ve yontucuların sadece gösteriş amacı ile yaptıkları sanılıyor. Mimari olarak pek çok tarzın bir arada kullanıldığı yapıda bazı sütunlar mavi mermerlerden yapılmış.

Afrodisias Antik Kenti, Tetrapylon Kapısı
Tetrapylon Kapısı Fotoğraf: © Aphrodisias Museum/whc.unesco.org

Kapının batı alınlığında yer alan yontularda heykeltıraşlık okulunun simgesi olan akantus yapraklarının arasından çıkan Eros, Nike ve atlardan oluşan av sahneleri işlenmiş. Doğu alınlığı ise yarım daire şeklindeki bir kemer olarak yapılmış.

Afrodisias Antik Kenti, Tetrapylon Kapısı batı alınlığı
Tetrapylon Kapısı batı alınlığı Fotoğraf: © Aphrodisias Project/whc.unesco.org

Tetrapylon’un onarımı Anadolu’da yapılmış en önemli restorasyondur. Yapının on altı sütunu yeniden dikilmiş ve yapılan onarımlarda gerçeğine olabildiğince sadık kalınmaya çalışılmıştır. Diğer özgün parçaların büyük kısmı da kazılarda bulunarak yerlerine konulmuştur.

Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın!
Lütfen isminizi yazın