Safranbolu Şehri

YORUM YAZIN 0
168
Safranbolu Şehri
Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.
Safranbolu Şehri, Osmanlı mimarisinin en güzel örnekleri
Fotoğraf: joepyrek

Taş, kerpiç ve ahşaptan yapılmış evleri, kiremit kaplı çatıları, eğimli taş döşeme sokakları, usta işçiliği, ihtişamlı oymalarıyla Osmanlı kent mimarisinin en güzel örneklerinin sergilendiği Safranbolu, iyi korunmuş mimarisi ve üstün şehirleşme özellikleriyle 1994 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası listesinde yer almaktadır.

Coğrafi konumu nedeniyle tarih boyunca idari ve ticari bir merkez olan Safranbolu, Karabük kentinin yaklaşık 9 kilometre kuzeyinde yer almaktadır. Yüzyıllar boyu kervan ticaretinde kilit rol oynamış olan kent, 11. yüzyıldaki Türk fethinden sonra ticaret merkezi olarak daha da gelişmiştir. Ulaştığı sosyo-ekonomik refah, kentsel gelişme üzerinde de büyük bir etki yaratmış ve Safranbolu hem ev hem de kamusal alan mimarisinde örnek alınacak standartlar oluşturmuştur.

Safran şehri, safran ismi

Safranbolu, ismini bölgede yetişen ve nadir bir bitki olan safrandan alır. Ancak öncesinde pek çok farklı isimle anılmıştır.

Safranbolu Şehri, safran bitkisiKasabanın tarihi isimleri arasında en eski bilineni Yunanca Theodoroupolis’tir. Daha sonra Dadibra adını almış, Selçukluların kenti almasıyla ismi Zalifre olarak değiştirilmiştir. Osmanlılar Safranbolu’yu aldıktan sonra kente Yörükan-i Taraklı olarak bilinen Türkmenleri yerleştirir. Kentin adı da Taraklı Borglu olarak değiştirilir.

Kentin isminin safranla anılmaya başlaması 18. yüzyılın ortalarından itibaren başlar. İlk olarak “Safran şehri” anlamına gelen Zağfiranpolis kullanılmaya başlanmıştır. Bu isim kısa bir süre Zağfiran Benderli olarak değiştirilmiş, 19. yüzyılın son çeyreğinden itibaren ise Zağfiran Bolu olmuştur. Nihayet, önce Zafranbolu sonrasında Safranbolu olarak günümüzdeki ismini almıştır.

Hititler, kervanlar ve demir çelik

Bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Safranbolu’nun bilinen tarihi MÖ 3000 yıllarında başlamaktadır. Kent, Homeros’un İlyada destanında geçen Paflagonya bölgesinde kurulmuştur. İlk yerleşim, Hititler’e ait iki kent olan Gaspa ve Zalpa halkları tarafından yapılır. Kentte bulunan tümülüs mezarların çoğu bu dönemden kalmadır. Safranbolu’da Hititlerden sonra Frigler, Lidyalılar, Persler, Helenistik bir krallık olan Pondlar ve Romalılar egemenlik kurmuşlardır.

Safranbolu Şehri, Roma kemerleri
Roma kemerleri
Fotoğraf: I, Makalp

Safranbolu, 1196 tarihinde Muhiddin Mesut Şah yönetimindeki Selçuklular tarafından fethedilir. Takip eden yıllarda Türkmenler ve Bizanslılar arasında birkaç kez el değiştiren kent, 1213 yılında Anadolu Selçuklu Devleti’ne bağlı bir uç beyliği olan Çobanoğulları tarafından yönetilir. 1326 yılında ise, Anadolu Selçuklu Devleti’nin yıkılışından sonra kurulan bir Türkmen beyliği olan Candaroğulları tarafından ele geçirilir. Safranbolu, bu dönemde İslami mimari ile tanışmıştır.

Safranbolu Şehri, eski görünüm
Fotoğraf: safranboluevleri.org

Şehre asıl kimliğini kazandıran Osmanlı egemenliği 1416 yılında başlar. Safranbolu’nun gelişimi Osmanlı İmparatorluğu yönetiminde en üst düzeye ulaşır. Kent, Avrupa ile Doğu arasındaki ticarette kervanlar için önemli bir durak olur. Bu durum Safranbolu’nun hem kültürel hem de ekonomik olarak çok büyümesine, Osmanlı devlet adamları tarafından da kentin desteklenmesine neden olur.

Kervan ticareti, 19. yüzyılda demiryollarının devreye girmesiyle değer kaybeder ve zamanla yok olur. Kervanların konaklama kenti özelliğini yitiren Safranbolu, Karabük’teki demir çelik fabrikasının açılışıyla yeni bir sosyo-ekonomik rol kazanır.

Safranbolu Şehri, eski şehir
Fotoğraf: safranboluevleri.org

Üç tarihi semt

Safranbolu üç ayrı tarihi semtten oluşur: Çukur, Kıranköy ve Bağlar. Üç yerleşim bölgesinin de tarihi yerleşim düzeninin bütünlüğü büyük ölçüde korunmuş durumdadır.

Safranbolu’nun alt kısmında yer alan Çukur, esnafların evleri ve atölyeleri ile çevrili bir pazar yeridir. Ahşap evlerin aksine, taştan inşa edilmiştir.

Safranbolu Şehri, dükkanlar
Fotoğraf: Prashant Ram

Kıranköy’de esnaf dükkanları ve dükkan üstündeki evleri yer alır. Osmanlı Döneminde Müslüman ve gayrimüslim halkın birlikte yaşadığı semtte her topluluk kendi geleneklerine göre yerleşim yapmıştır.

Bağlar’daki yerleşim biçimi ise, geniş bahçeler içinde kurulmuş tek evlerden oluşmaktadır. Semt, daha çok yazlık olarak kullanılmıştır.

Safranbolu Şehri, şehir planlaması konusunda çok başarılıdır
Fotoğraf: safranboluevleri.org

Örnek alınacak şehir planlaması

Safranbolu, şehir planlaması konusunda insan, yaşam ve doğa dengesini çok iyi kurmuştur. Hiç bir ev, diğer evin güneşini ve manzarasını engellememekte, evlerin camı komşu evlerin camına bakmamaktadır. Safranbolu evlerinin tamamı kendilerine göre daha merkezi konumda yer alan kamu binalarına, dini yapılara ve anıt eserlere dönüktür.

Safranbolu Şehri, tüm yollar ve sokaklar taş döşelidir
Fotoğraf: Selma Biçimveren

Kentte bulunan tüm yollar ve sokaklar taş döşelidir. Sokaklar dar ve topografik çizgileri izleyerek içeriye doğru eğimli olarak tasarlanmıştır. Eğimin nedeni, yağış sırasında sokaklarda su birikimini engellemek ve sokak kenarlarında yer alan ağaçların köklerine su gitmesini sağlamaktır.

Safranbolu Şehri, geleneksel evleriyle ünlüdür
Fotoğraf: safranboluevleri.org

Ahşap kokulu evler

Safranbolu’da yaklaşık 2000 tane geleneksel Türk evi yer almaktadır. 18. yüzyıldan 20. yüzyılın başlarına uzanan bir tarihe sahip olan evler, mimari olarak Türklerin kültürel, sosyal ve ekonomik yaşam biçimini yansıtmaktadır. Evlerin 800 kadarı yasal koruma altındadır.

Safranbolu evlerinin yapımında taş, kerpiç, ahşap ve kiremit kullanılmıştır. Evlerin hemen hepsi bahçelidir. Bahçeler yüksek taş duvarlar ile çevrilerek sokaktan ayrılır. Duvarların yüksek olmasının nedeni ev yaşamını dışarıya kapatmaktır.

Safranbolu Şehri, evler genellikle iki veya üç kattan oluşmaktadır
Fotoğraf: safranboluevleri.org

Evler genellikle iki veya üç kattan oluşmaktadır ve tüm aile birlikte yaşadığı için oldukça geniştir. Evlerin zemin katında hayvanların barınması için ahırlar, büyük kazan ocakları, yiyecek ve yakacak depolamak için kiler ve ambar yer alır. Zemin kat genellikle taş kaplıdır ve yaz aylarında bile oldukça soğuktur.

Safranbolu Şehri, pencereler dar ve uzundur
Fotoğraf: Panegyrics of Granovetter

Evlerdeki çıkmalar, evlere kişilik kazandırarak mimari görünümlerinin tekdüze olmasını engeller. Pencereler dar ve uzun tasarımlarıyla evlerin önemli özelliklerinden biridir. Hepsi ahşap kanatlıdır ve kadınların erkekler tarafından görülmesini engellemek için “muşabak” denilen ahşap kafeslerle örtülmüştür.

Safranbolu Şehri, geleneksel Türk mimarisini yansıtır
Fotoğraf: Prashant Ram

Evlerin kapısında biri küçük, biri büyük olmak üzere iç içe geçmiş 2 kapı tokmağı bulunur. Küçük kapı tokmağı kadın misafirlerin kullanması, büyük olan ise erkelerin kullanması içindir. Tokmakların ebatlarından dolayı çıkarıyor olduğu farklı sesler kadınlara kapıyı kadınların, erkeklere de erkeklerin açması sağlamıştır.

Bir diğer özellik de evlerin bazılarının içlerinde havuzların bulunmasıdır. Duvarlara rutubet yapmasını önlemek için eve bitişik ama evden bağımsız olarak inşa edilen bu havuzlar serinlik sağlamak ve yangından korunmak amacıyla yapılmıştır.

Safranbolu Şehri, evler haremlik ve selamlık olarak tasarlanmıştır
Fotoğraf: ddio

Mahremiyete dayalı iç düzen

Safranbolu evlerinin içleri haremlik ve selamlık olarak tasarlanmıştır. Bazı evlerin girişleri haremlik ve selamlık olarak iki ayrı sokaktan sağlanmıştır.

Odalar farklı amaçlarla hizmet verir ve “kanepe” olarak adlandırılan salonlarla birbirine bağlanır. Gündelik yaşam, kış aylarında ısıtılması daha kolay olduğu için orta katta geçer. Bu katta gerektiğinde yatak odası olarak da kullanılabilen bir mutfak da bulunur. Mutfak ile erkek misafirlerin ağırlandığı oda yan yana yer alır. Selamlık odaları haremlik odalarına göre biraz daha özenlidir.

Safranbolu Şehri, evlerin içinden bir görüntü
Fotoğraf: Darussaade

Odalar genellikle ailenin ya da bir aile yakınının tüm ihtiyaçlarını görebileceği özelliklere sahip olarak bağımsız birer birim şeklinde tasarlanmıştır. Hemen hepsi “yüklük” denilen gömme dolaplar, şömineler, ahşap raflar ve tezgahlarla kaplanmıştır. Yüklük içerisinde günümüzün duş kabinlerini anımsatan gusülhaneler bulunmaktadır. Odaların tavanları yüksek, çok dayanıklı ve neredeyse tamamı ahşap oymalı veya renkli işlemelidir.

Safranbolu Şehri, tavan süslemeleri
Fotoğraf: David Bacon

Restorasyon ve koruma

Safranbolu’da turizmin gelişimi ile evleri yenilemek ve bunları turizm tesisleri haline getirmek için bir eğilim söz konusu olmuştur. Restore edilen evler otel ve lokanta olarak turizmi canlandırıcı bir rol oynamaktadır. Ancak form ve tasarım bakımından orijinallik şartlarının yerine getirilmesini sağlamak için dikkatli bir izleme gerektirmektedir. Restorasyon çalışmaları yapan tecrübeli yerel ustaların sayısının azaltılması ve geleneksel evlerin ticari kazanım için bozulması gibi riskler bu konuya daha da önem kazandırmaktadır.

Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu tarafından 1975 yılında kentsel sit alanı ilan edilen eski şehirde 1.008 adet tarihi eser tescil edilmiş ve korumaya alınmıştır. Bunlar, bir özel müze, yirmi beş cami, beş türbe, sekiz tarihi çeşme, beş hamam, üç han, bir tarihi saat kulesi, bir güneş saati ile yüzlerce ev ve konaktır. Ayrıca, bunların dışında höyükler, tarihi köprüler ve kaya mezarları da koruma altına alınan eserler arasında yer almaktadır.

Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın!
Lütfen isminizi yazın