Biyoçeşitlilik

YORUM YAZIN 0
328
Biyoçeşitlilik
İllüstrasyon: Lisa Larson-Walker / Biodiversity Heritage Library
Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

Dünyadaki tüm canlı türleri ve birbirleriyle olan ilişkilerini kapsayan biyoçeşitlilik, bir habitattaki yaşam formlarının çeşitliliğini tanımlıyor. Yaşamın bir bütün olarak devam etmesi, farklı koşullar altında farklı roller üstlenen çeşitli ve farklı türlerin varlığına bağlı. Kısaca, biyoçeşitlilik hayatın mirasını koruyan bir kütüphane gibi ve bu küresel kaynak dünyadaki tüm canlılar için çok önemli.

Genellikle “biyoçeşitlilik” olarak adlandırılan biyolojik çeşitlilik, yeryüzündeki türlerin ve ekosistemlerin çeşitliliğini ve bunların parçası oldukları ekolojik süreçleri ifade ediyor.

Biyoçeşitlilik, arılar
Fotoğraf: haliburtonfarm.org

Belirli bir coğrafi bölgede bulunan farklı organizmaların sayısı, çeşitliliği ve genetik değişimlerini tanımlayan biyoçeşitlilik, üç bileşenden oluşuyor: Ekosistem, tür çeşitliliği ve genetik çeşitlilik. Bu üç bileşen, dünyadaki yaşamın karmaşıklığını yaratmak ve doğanın değişmeden iyileşmesine yardımcı olmak üzere birbirini etkiliyor.

Üç bileşen

Ekosistem çeşitliliği: Ekosistem, belirli bir bölgede bulunan canlılar ile bunları saran cansız çevrelerinin karşılıklı etkileşimleri ile oluşturdukları sürekliliğe sahip bir sistemdir. Canlı topluluklarının oluşumunu, yapısını ve karşılıklı etkileşimlerini etkileyen pek çok faktörü içeren ekosistem, bütün bir orman gibi geniş bir alanı veya gölet gibi küçük bir alanı kapsayabilir. Ekosistemler, oksijen, toprak üretimi, su arıtma gibi insanlar için gerekli olan işlevleri de yerine getirir.

Biyoçeşitlilik, deniz ekoloji

Biyoçeşitlilik, türler
Fotoğraf: Sasata

Tür çeşitliliği: Tür çeşitliliği, bir habitat veya bölge içindeki türlerin çeşitliliği anlamına geliyor. Türler ortak özelliklere göre aileler halinde gruplandırılır. Omurgasızlar, tüm hayvan türlerinin yaklaşık %99’unu oluşturur ve bunların çoğu böceklerdir. Memeliler ise tüm hayvan türlerinin %1’inden azını oluştururlar.

Genetik çeşitlilik: Genetik çeşitlilik, bir tür içindeki genlerin çeşitliliğini tanımlıyor. Her tür kendi özel genetik bileşimlerine sahip bireylerden oluşur. Bu, bir türün her birinin farklı genetik bileşimlere sahip, farklı popülasyonlarda olabileceği anlamına geliyor. Genetik çeşitliliği korumak için, bir türün farklı popülasyonlarının korunması gerekiyor.

Biyoçeşitlilik ve insan

Biyoçeşitliliği olumsuz etkilemeden yaşama yollarını bulmak doğanın ve yaşamın sürekliliğini sağlamanın tek yolu.

Biyoçeşitlilik, ekolojiİnsan gıdasının yaklaşık yüzde 80’i sadece 20 bitki çeşidinden gelse de, insanlar en az 40.000 türü kullanıyorlar. Sağlık, gıda, barınma ve giyinme bakımından bu türlere bağımlı olarak yaşıyoruz. Dünyanın biyoçeşitlilik açısından sürdürebilirliği, gıda çeşitliliğinin ve insan kullanımına uygun ürünlerin artması için kaynaklar sağlıyor; ancak mevcut biyoçeşitliliğin yok olma hızı bu potansiyeli her geçen gün ne yazık ki azaltıyor.

Biyoçeşitliliğin azalmasına neden olan başlıca sebepler ise şöyle sıralanıyor: Habitat yıkımı, kirlilik, nüfus artışı, aşırı tüketim.

BM Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi

Biyolojik çeşitlilik terimi ilk kez 1968 yılında vahşi yaşam bilimcisi ve doğa koruyucusu Raymond F. Dasmann tarafından ‘A Different Kind of Country Advocating Conservation’ isimli kitabında kullanılmıştır. Ancak terimin yaygınlaşması, bilimde ve çevre politikalarında kullanılır hale gelmesi 80’li yıllarda olmuştur. Thomas Lovejoy, terimi ‘Conservation Biology’ kitabının önsözünde kullanarak bilim dünyasına tanıtan kişidir. O tarihten bu yana terim biyologlar, çevreciler, politik liderler ve doğaya duyarlı insanlar tarafından kullanılmaktadır.

1992 yılındaki Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı’nda biyolojik çeşitlilik tanımlanmış ve küresel boyuttaki biyoçeşitliliğe ilişkin politikalar belirlenerek Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nde kullanılmıştır. Aynı yıl imzaya açılan sözleşme, bugüne kadar Türkiye’nin de içinde olduğu 196 ülke tarafından imzalanmıştır.

Biyoçeşitlilik, BM Sözleşmenin temel hedefleri, “Biyolojik çeşitliliğin korunması, ögelerinin sürdürülebilir kullanılması, genetik kaynaklardan sağlanan faydanın adil ve eşit şekilde dağıtılması, genetik kaynaklara uygun erişim, ilişkin teknolojilerin uygun aktarımı, bu kaynaklar ve teknolojiler üzerindeki hakların gözetilmesi ve uygun finansman sağlanması” olarak belirlenmiştir.Birleşmiş Milletler, Haziran 2012 tarihinde gerçekleştirdiği Rio Dünya Zirvesi’nde 2011-2020 yılları arasını BM Biyoçeşitlilik Dönemi olarak belirlemiştir.

Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın!
Lütfen isminizi yazın