Biyosfer Çevre Müzesi

YORUM YAZIN 0
140
Biyosfer Çevre Müzesi, Montreal
Fotoğraf: Idej Elixe
Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

Türünün dünyadaki en büyük binası olan ve hava, su, biyo çeşitlilik, iklim değişikliği, sürdürülebilir kalkınma gibi çevresel konularla ilgili sergiler düzenlenen Biyosfer Çevre Müzesi, Kanada Montreal’de yer alan eşsiz ve muhteşem bir yapı.

Çevre konusunda çalışan ve konusunda referans olan bir müze olarak, ismini tüm ekosistemlerin dünya çapındaki toplamı olan biyosferlerden alan müze, 1967 yılında düzenlenen Expo 67’de Amerika Birleşik Devletleri’nin sergi binası olarak inşa edildi. Fuarın simgesi haline gelen yapı, doğaya ve çevreye karşı sorumluluk bilincinin geliştirmesinde önemli bir rol oynadı.

Biyosfer Çevre Müzesi, detay görünüm
Fotoğraf: Ralf Roletschek

Jeodezik kubbe

Binanın en önemli özelliği olan ve yer yuvarlağını modelleyen jeodezik kubbesi, sürdürülebilirlik kavramının ilk mimarlarından olan Amerikalı mimar, tasarımcı, mucit ve filozof Richard Buckminster Fuller tarafından tasarlandı.

Silindirik çelik borulardan oluşan kubbe, yetmiş altı metre çapa ve altmış iki metre yüksekliğe sahip. Kubbe, bu büyüklükteki benzer mimari tasarımlara kıyasla oldukça az miktarda malzeme ile imal edilmiş. Kafes şeklindeki geniş küre, güçleri sistem içinde en iyi şekilde dağıtabilmek için birbirlerine kaynaklanmış ve yapının tepesine doğru incelen, üç inçlik çelik borulardan meydana getirilmiş.

Küreyi oluşturan çelik borular, geometrik olarak bir dizi eşkenar üçgene bölünüyor ve üçgenler tekrarlama yoluyla göz kamaştırıcı ve görkemli bir görsel etki yaratıyor. Kafesin iç kısmı ise şeffaf ve ince bir akrilik zarla kaplı. Şeffaf zarın verdiği yapısal çıplaklık, iç ve dış yüzeylerin kesintisiz bir şekilde algılanmasına neden oluyor.

Kubbenin iç alanı oldukça geniş ve ferah. Yedi kata ayrılmış olan iç mekan farklı temada oluşturulmuş sergi platformlarından oluşuyor. Binada yer alan 37 metre uzunluğundaki yürüyen merdiven ise, Expo 67 için yapıldığı yıllarda o zamana kadar yapılmış en uzun yürüyen merdiven olarak tarihe geçmiş. İkinci Dünya Savaşı sonrasında, yirminci yüzyılın ortalarında yapılan Biyosfer, dinamik ve bağımsız görünümüyle iyimser düşüncenin yükseliş noktasını işaret ediyor.

ABD’den Kanada’ya hediye

Expo 67 sona erince, Biyosfer o zamanki ABD Başkanı Lyndon B. Johnson tarafından Montreal kentine bağışlandı. Biyosfer böylece, 31 Ocak 1968 tarihinde resmen Montreal’e ait oldu. Çelik küre, 1976 yılına kadar sergilere, temaya dayalı bahçelere, birçok kuş türüne ev sahipliği yaptı. Fotosentez, toprak koruma, şehirlerdeki kirlilik sorunları gibi konularda bilimsel etkinlikler düzenlendi.

Yangın, 20 yıl sessizlik ve yeniden doğuş

Biyosfer, sağlam yapısına rağmen, Kanada iklimine bir türlü uyum sağlayamadı ve sürekli onarım gerektirdi. 20 Mayıs 1976’da, kaynak işleri sırasında çıkan kıvılcımlardan başlayan yangın, binanın akrilik kaplamasını tamamen yok etti ancak çelik kafes yapısı zarar görmedi. Yangından sonra, ne yazık ki Biyosfer kapatıldı ve 20 yıl sessizliğe gömüldü.

Biyosfer Çevre Müzesi, şehirden panoramik görünüm
Fotoğraf: Abdallahh

Kanada Çevre Vakfı, 1990 yılının Ağustos ayında Biyosfer’i satın aldı ve su ekosistemlerini sergileyen interaktif bir müze olarak onarılmasını ve iç bölümünün yeniden tasarlanmasını sağladı. Müze, orijinal çelik iskeleti ile 1995 yılında çevre müzesi olarak yeniden hizmete açıldı.

Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın!
Lütfen isminizi yazın