Neuchâtel: Ortaçağdan kalma keşfe değer bir labirent

YORUM YAZIN 0
243
Neuchâtel, panoramik
Fotoğraf: Deensel
Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

Neuchâtel, zengin kültürel ve mimari geçmişi ile oldukça etkileyici bir dokuya sahip. Kent, hiç bozulmamış bin yıllık eski şehri, sarı kireçtaşından yapıları, ziyaretçileri keşiften keşfe sürükleyen dar sokakları ve geçitleri ile ortaçağdan kalma görkemli bir labirenti anımsatıyor.

Neuchâtel, gölden bir görünüm
Fotoğraf: Shaan Hurley

Ortaçağ kökenli küçük bir kent olan Neuchâtel, İsviçre’nin Neuchâtel kantonunun başkenti. Ülkenin en büyük iç gölü olan Neuchâtel Gölü’nün kıyısında kurulmuş. Kent aynı zamanda, Seyon Nehri’nin alüvyon yatağından da faydalanıyor.

Neuchâtel, yerleşim
Fotoğraf: Goldsztajn

Kentin etrafını kuşatan Alp Dağları çok yüksek olmasalar da, dik ve sarp olmaları nedeniyle derin vadiler oluşturuyor. Ayrıca bölgenin büyük bir kısmı da ormanlık alan ve koruma altında. Tüm bu coğrafi özellikler, yerleşimin seyrek olmasına neden olsa da, kente büyüleyici ve otantik bir manzara çeşitliliği sunuyor.

Novum Castellum

Neuchâtel’deki en eski insan izleri 1990 yılında bir otoyolun yapımı sırasında ortaya çıkmış. MÖ 13.000 yılına dayanan buluntuların, erken bir homo sapiens popülasyonu olan Cro-Magnons tarafından at ve ren geyiği avlamak için kurulmuş bir av kampına ait olduğu saptanmış.

Neuchâtel, kale
Neuchâtel Kalesi Fotoğraf: Martouf

Günümüzde var olan kentin tarihi ise 1011 yılında Burgonya dükü Üçüncü Rudolf tarafından kraliyet ikametgahı olarak yaptırılan bir kale ile başlamış. Asırlar boyunca bölgesel yönetime ev sahipliği yapan kale, kayalık bir alan üzerine inşa edilmiş. Kent, “Yeni kale” anlamına gelen “Novum Castellum” olarak adlandırılmış olan bu kale çevresinde kurulmuş ve gelişmiş. Zamanla Fransızca’da da yeni kale anlamına gelen “Neuchâtel Kalesi” olarak anılmaya başlanmış ve kente de adını vermiş.

Neuchâtel, kale 1860
Neuchâtel Kalesi, 1860 yılı

Romanesk tarza sahip kale geçirdiği yangınlar nedeniyle bir kaç kez restore edilerek 1905 yılından itibaren tarihi bir anıt olarak korunmaya alınmış. Kale günümüzde kentin en önemli tarihi yapıları arasında yer alıyor ve hala kanton hükümeti makamları tarafından kullanılıyor.

Miras yoluyla yönetim

Neuchâtel Kalesi etrafında kurulan kent, 1214 yılında “şehir statüsü” alarak resmiyet kazandı ve üç yüzyıl boyunca sürekli olarak gelişti. Halkın 1530 yılında, Avrupa’daki reform hareketini kabul etmesiyle, nüfusunda da hızlı bir artış meydana geldi. Gücü ve prestiji artan kent, miras yoluyla Fransız Orleans-Longueville ailesinin mülkü oldu. Ailenin bireylerinden Marie de Nemours’un ölümünden sonra, kısa bir süre Fransız Mareşal Berthier’in yönetiminde kalsa da, 1707 yılından itibaren yine miras yoluyla Prusya Kralı’nın kişisel mülkiyeti haline geldi. Bu dönemde kent özellikle entelektüel ve kültürel alanda oldukça büyük bir gelişim gösterdi. Kentte matbaa endüstrisi başladı ve kurulan matbaalar Fransa’da yasaklanan kitapların baskılarını yaptı.

Neuchâtel, 1654
Kentin 1654 yılındaki görünümünü betimleyen bir ilüstrasyon Fotoğraf: Swiss National Library

Neuchatel, on dokuzuncu yüzyıl başlarında İsviçre Konfederasyonu’na katılarak bir İsviçre kantonu haline geldi. Kantonun başkenti de olan kent, bir yandan Prusya Kralı’na bağlı kaldı. 1848 yılında ise kendini konfederasyon içinde bir cumhuriyet olarak ilan etti.

Büyülü ortaçağ atmosferi

Neuchâtel’in kayalıklar üzerinde yer alan eski kenti, dar sokakları, bitişik düzen ev sıraları, bol basamaklı merdivenleri ve geçitleri ile büyülü bir ortaçağ atmosferi yaratıyor. Evlerin çoğu bölgede çıkarılan ve “hauterive taşı” olarak adlandırılan sarı kireçtaşından yapılmış. Çatılar ise kırmızı kiremitlerle ya da kayrak plakalarla kaplanmış.

İlginizi çekebilir:   Cunda Adası: Evleri, sokakları ve balık ağları ile masmavi bir huzur

Büyük ve görkemli resmi binalar on sekizinci ve on dokuzuncu yüzyılın 16. Louis stiline uygun olarak dekore edilmiş. Kentin güneyindeki pek çok bina ise küçük bir Paris havası veren Haussmann tarzına sahip.

Neuchâtel’in kuruluşuna neden olan kale haricinde, kentte tarihi öneme sahip pek çok yapı yer alıyor. Romanesk ve erken gotik tarzlarının bir kombinasyonu olan Collégiale Kilisesi, 1276 yılında inşa edilmiş. Kilisenin ana girişinde Neuchâtel halkını reformu kabul etmeye teşvik eden William Farel’in bir heykeli bulunuyor. Kilisenin içine ise Neuchâtel kontlarının, eşlerinin ve şövalyelerin boyalı heykellerinin yer aldığı bir anıt mezar yapılmış.

Neuchâtel, Collégiale Kilisesi
Collégiale Kilisesi Fotoğraf: Ikiwaner

Dikkat çekici diğer bir dini yapı da Meryem Ana Bazilikası ya da tanınan adıyla Kırmızı Kilise. 1897-1906 yılları arasında yapılmış olan kilisenin renginin kırmızı olması için kumtaşının içine renkli kireç ve çakıl taşları eklenmiş; tüm süslemeler de şantiyede üretilen bu malzeme ile yapılmış. Kiliseye karakteristik özelliğini ise 53,5 metre yüksekliğindeki kulesi veriyor.

Neuchâtel, Meryem Ana Bazilikası
Meryem Ana Bazilikası Fotoğraf: Ikiwaner

Kentin en eski yapısı olarak görülen Hapishane Kulesi’nin temelleri onuncu yüzyıla dayanıyor. Taretli olarak inşa edilmiş olan kule Neuchâtel’in panoramik manzarasına sahip. Hapishane Kulesi ile birlikte, kentteki ortaçağ savunma yapılarının bir parçasını olan Diesse Kulesi de onuncu yüzyılda inşa edilmiş ancak on üçüncü yüzyıl ortalarında yeniden yapılmış. Dev kırmızı saatiyle meşhur olan kule, koyu sarı cephesiyle hauterive taşlarından yapılmış eski yapılara güzel bir örnek oluşturuyor.

Neuchâtel kentinin sosyal yaşamında önemli bir yeri olan DuPeyrou Sarayı aslında 18. yüzyıldan kalma özel bir konut. Pierre-Alexandre Du Peyrou tarafından yaptırılan saray, 1858 yılında kent tarafından satın alınmış ve orjinaline sadık kalınarak hem dışı hem de iç alanları restore edilmiş. Saray günümüzde ünlü bir gurme restoranı ile otele ev sahipliği yapıyor; ayrıca tören etkinliklerinde kullanılıyor.

Neuchâtel, DuPeyrou Sarayı
DuPeyrou Sarayı Fotoğraf: Ikiwaner

Kentteki diğer bir anıtsal yapı da belediye binası. 1790 yılında tamamlanan bina, üç kat üzerine inşa edilmiş. İlk katında gri kireç taşı, sonraki iki katta ise bölgeden çıkarılan sarı hauterive taşı kullanılmış. Ön cephede binayı karakterize eden sekiz adet neoklasik sütun yer alıyor. Sütunların üzerindeki alınlığa ise tanrıça Minerva ve özgürlüğü temsil eden iki kadın figürü oyulmuş.

Neuchâtel, Belediye binası
Belediye binası Fotoğraf: Martouf

Rönesans tarzında yapılmış etkileyici bir yapı olan Sanat ve Tarih Müzesi ise 1885 yılında tamamlanmış. Neuchâtel limanının hemen yanında yer alan bina, inşası sırasında müze olarak düşünülerek planlanmış.

Neuchâtel, Sanat ve Tarih Müzesi
Sanat ve Tarih Müzesi Fotoğraf: Andrew Nash

Kentin ilgi çekici tarihi yapıları arasında çeşmeler de önemli bir yer tutuyor. Eski kentte on altıncı yüzyıldan kalma 140 sokak çeşmesi bulunuyor. Çeşmelerin yapımı on dokuzuncu yüzyılda kente su şebekesi döşenmesi ile son bulmuş.

Günümüzde, kentin altına açılan otoyol tüneli sayesinde kent merkezi yayalara ayrılmış. Buradaki yapılar kentin otel kapasitesinin çoğunu bir araya getiriyor. Binaların büyük çoğunluğunun zemin katında kafeler ve dükkanlar yer alıyor. Bazı eski binalar ise çok katlı alışveriş merkezlerine dönüştürülmüş.

Neuchâtel, tünel
Kentin altından geçen tünel Fotoğraf: Patrick Nouhailler
Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın!
Lütfen isminizi yazın