Positano: Doğa, tarih ve mimarinin dikey manzarası

YORUM YAZIN 0
795
Positano,genel
Fotoğraf: pixabay.com
Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.
Positano, dikey kasaba
Fotoğraf: pixabay.com

Doğal güzelliğinin yanı sıra zarif kemerleri ve organik formları ile mağribi mimarisinin özelliklerini sergileyen Positano, yarattığı renk paleti ile dikey bir şölen sunuyor. İtalya’da, Tiren Denizi kıyısındaki Amalfi sahilinde bulunan küçük kasaba, sahil boyunca uzanan tüm yamaç kasabalarıyla birlikte Unesco Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor.

Amalfi Sahili, İtalya’nın güneyinde, Akdeniz’in bir kolu olan Tiren Denizi’ne bakan yaklaşık 40 kilometrelik girintili çıkıntılı bir kıyı şeridi. Sahil boyunca dağların sarp yamaçlarına kurulmuş on üç tarihi komün kasabası bulunuyor. Positano da bu kasabalardan bir tanesi.

Lattari Dağları’nın doğal yolunu izleyen ve dikey bir manzara yaratan Positano, beyaz, pembe ve sarı renkli evleri, dar ve dik sokakları, merdivenleri, ekili terasları ve limon ağaçları ile adeta dağa asılmış büyük bir tabloyu anımsatıyor.

Efsanelerle renklenen kuruluş

Bölgede paleolitik dönemden kalma insan yerleşimi izleri yer alıyor olsa da bu konuda kesin bir bilgiye henüz ulaşılamamış. Bazı tarihçiler Positano’nun, Osco veya Piceno topluluklarının ilkel bir yerleşimi olduğunu varsayıyorlar. Pek çok kaynak ise kentin dokuzuncu yüzyılda kurulduğu konusunda hemfikir.

Positano, çizim
Resim: Leo Gestel

Tarihin netlik kazanamadığı durumlarda efsaneler başlarmış. Positano’nun ilk kuruluşuna dair anlatılan efsane mitolojiye dayanıyor. Yunan mitolojisinde denizler, depremler ve atlar tanrısı Poseidon, Roma mitolojisindeki adıyla Neptün, perisi Pasitea’ya aşık olmuş ve aşkını gözlerden uzak yaşamak için Positano’yu kurmuş.

Efsane anlatıla dursun, bölge önce Fenikelilerin, sonra antik Yunanlıların uğradığı önemli bir durak; daha sonra da Romalıların güzel villalar inşa ettiği bir kasaba olarak tarihte yer alıyor.

Kasabanın sürekli olarak yerleşime geçişi de yine bir efsane ile hikaye ediliyor. Hatta isminin de bu efsaneden geldiği söyleniyor. Efsaneye göre, fırtınaya yakalanmış bir tekne Positano kıyılarında karaya oturur. Teknede, Meryem Ana’nın siyah bir tablosu vardır. İnanışa göre tablo teknedeki korsanlar tarafından Bizans’tan çalınmıştır. Teknedekiler birden tablonun “posa, posa” yani “beni yere indir” diye fısıldandığını duyarlar ve korktukları için fısıltıya itaat ederek tabloyu denize atarlar. Mucizevi bir şekilde, gemi kurtulur ve yüzmeye başlar. Tablo ise Positano kıyılarına ulaşır. Halk tablonun karaya çıktığı yerde bir kilise inşa eder ve Meryem Ana’nın kasabalarını dinlenme yeri olarak seçtiğine inanırlar. Kasabalarına da Meryem Ana’nın gemiden iniş şeklini çağrıştıran Positano ismini verirler.

Tarihçiler ise asırlardır Santa Maria Assunta Kilisesi’nde sergilenen siyah Meryem Ana tablosunun 12. yüzyılda Güney İtalya kıyılarında yelken açan Benediktin rahipleri tarafından Positano’ya getirilmiş olabileceğini düşünüyorlar.

Positano, kartpostal
Fotoğraf: easypickup.it

İnişler ve çıkışlarla yaşanan bir tarih

Efsaneler tarihe hoş öyküler eklese de, Positano Roma İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla birlikte ilk denizcilik devleti olan Amalfi Cumhuriyeti’nin bir parçası oldu ve diğer Akdeniz ülkeleriyle deniz ticareti yapmaya başladı. Ticaret nedeniyle zenginleşen kasaba, on birinci yüzyılın ikinci yarısında Normanların Amalfi Cumhuriyeti’ni fethetmesiyle istila ve çöküş dönemine girdi. Bitmeyen korsan saldırıları nedeniyle Positano sakinleri kendilerini korumak için duvarlar ve güvenlik kuleleri inşa ettiler. Bu döneme rastlayan 1343 yılında kasaba bir de tsunami felaketi yaşadı ve hasara uğradı. Çöküş dönemi uzun sürdü. Bir çok ailenin feodal mülkü olarak yerleşimine devam eden kasaba, kötü yönetim, kıtlık ve sık sık meydana gelen depremler nedeniyle nüfusunu kaybetmeye başladı.

Positano, Fornillo Kulesi
Güvenlik amacıyla yapılan Fornillo Kulesi Fotoğraf: Renehaas

Positano’nun yeniden zengin bir liman haline gelmesi 16 ila 19. yüzyıllar arasında gerçekleşti. Yapılan hızlı ve sağlam gemilerle baharat, iplik ve odun ticareti yapılmaya başlandı. Kasabanın karakteristik denize teraslı evleri de bu dönemde inşa edildi.

İlginizi çekebilir:   Jodhpur: Çölün ortasında mavi bir mücevher
Positano, 1900
1900’lü yılların başında Positano

Kasabaya refah getiren çıkış dönemi on dokuzuncu yüzyılın sonlarında bitti. İtalya’nın birleşmesinden ve yeni ticaret yollarının açılmasının ardından önemi azalmaya başladı. Yeniden zor günler yaşamaya başlayan kentin nüfusunun yarısından fazlası çoğunlukla Amerika Birleşik Devletleri’ne göç etti.

Balıkçı köyünden rüya kasabasına

Positano, yaşadığı büyük göç nedeniyle 1900’lü yıllara sıradan ve mütevazı bir balıkçı köyü olarak girdi. Ancak ünlü yazar John Steinbeck’in Mayıs 1953 tarihinde Harper’s Bazaar dergisinde yazdığı bir yazı kasabanın kaderini değiştirdi. Steinbeck “Positano derin ısırıyor/ “Positano bites deep” başlıklı yazısında kasabayı öne çıkararak bir “rüya yeri” olarak tanımladı. Yazının ardından kasaba özellikle sanatçıların yoğun ilgisini çekti; bir çok ünlü sanatçı kasabada kalıcı olarak yaşamaya başladı. Eski evler restore edilerek villalara dönüştürüldü.

Positano, gelişme
Fotoğraf: pixabay.com

Kasabanın Napoli ve diğer kentlerle olan bağlantı yollarının yenilenmesi ise gerçek bir turizm patlamasına neden oldu. Positano tarihi, mimarisi ve plajları ile günümüzde dünyanın en ünlü turistik yerleri arasında bulunuyor.

Göz okşayan mimari karışımlar

Positona’nın mimari yapısına genellikle İslami bir tarz olan mağribi tarzı hakim. Bu tarz dışındaki yapılar ise genellikle tek tip; düz bir geometrik karaktere sahip, sıva ile kaplı ve kiremit çatılı.

Positano, mimari
Fotoğraf: pixabay.com

Kasabada ayrıca Yunanlılar, Romalılar ve Pisanlar tarafından inşa edilen ve restore edilerek kullanılan çok sayıda görkemli villa da yer alıyor. Bu villalar daha çok İtalyan, Norman ve avant garde stilinin bir birleşimi uygulanarak restore edilmiş.

Positano, sokaklar
Fotoğraf: pixabay

Positano’ya farklı bir kişilik kazandıran özelliklerinden bir tanesi de sokakları. Tüm sokaklar dik yokuş ve oldukça dar. Aslında sokak yerine merdiven demek daha doğru çünkü bir tanesi hariç diğer tüm yollar merdivenlerden oluşuyor.

Kasabanın merkezi meydanı ve ana buluşma noktası olan Piazza dei Mulini, Positano’nun karakteristik dar sokaklarıyla çevrili. Roma imparatoru Tiberius dönemine ait eski bir değirmenin adını taşıyan meydanda küçük ve sevimli el sanatları dükkanlarının yanı sıra lüks butikler yer alıyor.

Positano, Piazza dei Mulini
Piazza dei Mulini ve dükkanlar Fotoğraf: fotoeweb.it

Basamakların kenarlarına bile kurulmuş, pek çoğu labirenti andıran dükkanlarda “Positano modası” olarak adlandırılan el yapımı deri sandaletler ve keten giysiler ile bölgeye özgü renkli seramikler ve limondan üretilen bir içki olan limoncello satılıyor.

Santa Maria Assunta Kilisesi ise kasabanın en önemli yapısı ve ikonik sembolü. Positano’nun kültürel, dini ve mimari dokusunun önemli bir parçası olan kilisede siyah Meryem tablosu da yer alıyor. Onuncu yüzyılın ikinci yarısında bir Benediktin katedrali olarak inşa edilmiş olan yapı on sekizinci yüzyılda detaylı bir restorasyon geçirmiş. Restorasyon sırasında kilisenin orijinal neoklasik tarzı korunmuş ve yapıya görkemli bir de çan kulesi eklenmiş.

Kilisenin en göze çarpan mimari kısmını kubbesi oluşturuyor. Kubbe, İtalya’da 1400’lü yıllardan beri üretilen ve özellikle rönesans döneminde çok kullanılan sarı ve yeşil renkli mayolika çinileriyle kaplanmış.

Santa Maria Assunta Kilisesi’nin içi de restorasyon sırasında dekore edilmiş. Beyaz ve altın renklerin hakim olduğu iç alanda Napoliten kuyumculuk sanatının değerli örneklerini yer alıyor.

Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın!
Lütfen isminizi yazın