Jo Nagasaka

YORUM YAZIN 0
184
Jo Nagasaka, Hanare Evi
Hanare Evi'nden bir detay
Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.
Jo Nagasaka, portre
Fotoğraf: frameweb.com

Modern çözümler ve yenilikçi fikirlerle eski mekanlara yeni bir yaşam getiren Jo Nagasaka, mimariden endüstriyel tasarıma hatta mobilya koleksiyonlarına uzanan geniş bir alanda çalışmalar yapıyor. Sanatçı, özellikle Japonya’daki perakende mağazalarına getirdiği farklı tasarımsal yaklaşımları ile tanınıyor.

Japon mimar Jo Nagasaka, en büyük gücünü tasarımdan mimariye kadar farklı alanlarda çalışabilmesinden alıyor. Belirli bir tarzın savunucusu olmayan sanatçının tasarımları radikal, özgür ve ilerici olarak yorumlanıyor.

Sanatçı, 1971 yılında Osaka’da doğdu. Gençlik yıllarındaki arkadaşlarının çoğunluğu sanat ile ilgileniyordu. Müzisyen ve oyuncularla dolu olan çevresini temsil edecek mekanlar yaratmak isteği duymaya başladı. Bu istek, Jo Nagasaka’yı mimarlık okumaya yönlendirdi ve Tokyo Sanat Üniversitesi’nin mimarlık bölümünde okumaya başladı. Okul yıllarında mimariye duyduğu ilgi gittikçe arttı. Farklı açılardan düşünebilme yeteneği, mimarlık mesleğini tam olarak anlamasına yardımcı oldu.

Jo Nagasaka’nın üniversiteden mezun olurken yaptığı ilk tasarımı mimari bir proje değil, bir mobilya oldu. Üniversiteden bir arkadaşıyla birlikte mobilya projesini geliştirme aşamasındayken kendilerini tanıtacak bir şirkete ve bir kartvizite ihtiyaç duydu. Böylece mezuniyetiyle aynı yıl olan 1998’de, Japonca’da “Stüdyo Şeması Mimarları” anlamına gelen Schemata Architects’i kurdu.

Zorlu ilk yıllar

Sanatçı, ilk yıllarda pek iş alamadı. Genç bir mezundu; referansı, deneyimi ve bağlantıları yoktu. Japonya’daki mimarların geneli kendi ofislerini açmadan önce tanınan bir mimarlık ofisinde on yıla yakın deneyim sahibi oluyorlardı. Bir projeyi fiziksel olarak tamamlamamış genç bir mimara hiç kimse iş vermek istemiyordu. Jo Nagasaka kariyerine yanlış yerden başladığını düşündüğü sıralarda, üniversite arkadaşlarından bir tanesi bir konut projesine yardım etmesini istedi. Bu proje yavaş yavaş da olsa işlerinin açılmasına yardımcı oldu ve kariyerinin yolunu açmaya başladı. Bir süre küçük çaptaki projelerle hem kendine deneyim hem de şirketine referans kazandırdı. Bunlardan biri, Haramo S1 projesi oldu.

Jo Nagasaka, Haramo S1
Haramo S1

Dubleks konutlardan oluşan üç katlı binada, banliyö yaşam tarzına uygun olarak her daire için bir garaj tasarladı.

Ayrıca, kiracıların duvarlarda delik açmaları yasak olduğu için onlara bu ihtiyaçlarını giderecek bir çözüm üretti ve inşaat sırasında ortaya çıkan bazı delikleri kapatmadı. Bu deliklere özel metal parçalar tasarlayarak, asma alanları yarattı.

DIY inşaatı

Jo Nagasaka’nın kariyerindeki dönüm noktası 2008 yılında yenileme projesini aldığı Sayama apartmanı ile gerçekleşti. Sanatçı bu yenileme sırasında mimarinin sadece sıfırdan bir bina olmadığını, yenilemenin ve iç mekanın nasıl kullanılacağına dair fikirlerin de mimarinin bir parçası olduğunu deneyimledi.

Otuz sekiz yıl önce yapılmış olan apartmanda, standart plana sahip 30 daire yer alıyordu. Müşteri o güne dek bir iş merkezi gibi kullanılan apartman dairelerinin daha modern ve kullanışlı yaşam alanlarına dönüştürülmesini istiyordu. Ancak apartmanların şehre uzak konumlarından dolayı kiraları da düşük olmak zorundaydı. Bu nedenle inşaat bütçesi de oldukça kısıtlıydı. Müşteri tarafından verilen bütçe modelleme, tasarlama, çizim, sunum ve onay gibi standart süreçleri karşılayamıyordu. Bu durumda, Jo Nagasaka müşteriye apartmanı “DIY inşaatı” ile yenilemeyi önerdi. Doğaçlama gerçekleştirilen bu inşaat yöntemini uygulayarak tasarım kararlarını yıkım sırasında aldılar. Böylece, müşteri standart süreçler olmadan sonucu kontrol ederek onaylamış oldu.

Jo Nagasaka, Sayama apartmanı
Sayama apartmanı inşaat sırasında

Jo Nagasaka yenileme sırasında dairelerdeki karanlık ve kasvetli atmosferi yok etmek için gereksiz duvarları kaldırdı ve dairelerin daha fazla ışık almasını sağladı. Ayrıca, dairelerdeki mutfakları açık plana çevirmek gibi yeni mekansal düzenlemeler de uyguladı. Proje, sanatçıya Bauhaus’da ikincilik ödülü kazandırdı.

İlginizi çekebilir:   Wang Shu

Yeniden hayat bulan mekanlar

Sanatçı, Sayama apartmanını yenileme projesinden sonra sevilmeyen mekanlara yeniden hayat vermeye devam etti. Happa Hotel projesinde, kullanılmayan bir binayı yeniden tanımlayarak ofisleri, dükkanları, kitapçısı ve kafesi olan bir otele çevirdi. Proje, kötü alanların iyileştirilebildiğini ortaya koyarak Tokyo şehrinin geleceğine yönelik önemli bir bakış açısı ortaya koydu.

Aynı yıl yenilediği Okusawa Evi ise savaş sonrası yapılmış geleneksel bir İngiliz kulübesinin taklidiydi. Jo Nagasaka, evdeki savaş sonrası dönemin sıradanlığını reddetmek yerine, mevcut özellikleri olduğu gibi benimsedi ve evi çağdaş yaşam tarzına sahip bir ev haline getirdi.

Perakende mağazalar

Jo Nagasaka, 2010 yılının sonlarında kariyerinde önemli bir yer tutan ve hem iç hem de endüstriyel tasarım alanlarını kapsayan perakende mağaza tasarımlarına başladı. İlk olarak Aesop’un Tokyo’daki mağazasının tasarımını yaptı.

Jo Nagasaka, Aesop
Aesop, Ginza

Sanatçının perakende mağaza tasarımlarındaki odak noktası müşterilerin alışveriş yapmak zorunda olmadıklarını hissetmelerini sağlamaktı. Bu nedenle tasarımını yaptığı mağazalarda müşterilerin mağaza personeli tarafından çok rahatsız edilmeden, kendi başlarına gezebilecekleri bir ortam yaratmaya özen gösterdi. Tasarımlarında müşterilerin bir mağazaya girmesini engelleyebilecek her detayı ortadan kaldırdı ve mağaza içinde müşterilerin fiziksel olarak rahat hareket etmelerine olanak sağlayan alanlar açtı.

Jo Nagasaka, Takeo Kikuchi Mağazası
Takeo Kikuchi Mağazası

Mağaza tasarımını topladığı beğeni, başka markaların da tasarım taleplerini artırdı. Japon moda tasarımcısı Takeo Kikuchi’nin ana mağazasını tasarlarken modacının atölyesini alışan şekilde en üst kata değil, ilk kata yerleştirdi. Böylece müşterilerle ünlü modacı arasında bir etkileşim ve heyecan yarattı.

Perakende mağaza tasarımlarında yakaladığı başarı, Amerikan kahve dükkanı zinciri olan Blue Bottle’ın da ilgisini çekti. Sanatçı Blue Bottle’ın Japonya’daki dokuz kahve dükkanını tasarladı.

Kariyerini sürdürürken pek çok yapı inşa eden, yenileyen, ünlü markalar için fuar stantları ve mobilyalar tasarlayan Jo Nagasaka, günümüzde de uluslararası pek çok mimari projede yer almaya devam ediyor.

Önemli eserleri

Hanare Evi
Yer seviyesinden 22 metre yükseklikte, dik bir dağın tepesinde yer alan ev, arkasındaki dağ nedeniyle bir platform üzerinde yükseliyor. Ahşap ve çelik kullanılan evde güneşi kırmak için derin saçaklar, ısıyı kaybetmemek için yalıtımlı pencereler ve ısıyı yayan sistemler gibi çeşitli çevresel önlemler bulunuyor.Jo Nagasaka, Hanare Evi

Blue Bottle Coffee / Kyoto
100 yıllık tarihe sahip binanın yenilenmesi sırasında, katlar arasındaki bağlantıyı oluşturmak için açık alan düzeni uygulanmış ve duvar yerine cam kullanılmış. Geleneksel Japon mimarisinin karakteristik tarzına uygun olarak tasarlanmış olan binanın çakıl taşlı zemini bazı iç alanlarda da görsel olarak devam ediyor.Jo Nagasaka, Blue Bottle Coffee / Kyoto

Toy’s Factory
Dört bir yanı pencerelerle çevrili ofiste ortak alan olarak kullanılan toplantı odası, depolama ve kafe çekirdek alanı oluşturuyor. Farklı işlev ve özelliklere sahip diğer odalar ise, her biri en ideal ışığı alacak şekilde, bu çekirdek alan etrafında yer alıyor. Böylece, odalar hem ortak alanlarla hem de diğer odalarla bağlantı kuran açık alanlara sahip oluyorlar.Jo Nagasaka, Toy's Factory

Fotoğraflar: schemata.jp

Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın!
Lütfen isminizi yazın