Kazuyo Sejima

YORUM YAZIN 0
872
Kazuyo Sejima, Rolex Öğrenim Merkezi, detay
Rolex Öğrenim Merkezi'nden detay bir görünüm Fotoğraf: rolex.org
Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.
Kazuyo Sejima, portre
Fotoğraf: archinect.com

Yirmi birinci yüzyılın en seçkin mimarlarından olan Pritzker Ödüllü Kazuyo Sejima, kareler ve küplerle şekillenen modernist  tasarımları ile tanınıyor. Binalarının çevreyle bağlantısını en üst düzeye çıkarmak için her zaman büyük pencereler kullanan sanatçı, iç dekorasyon tasarımları ve küratörlüğünü yaptığı sergilerle de mimariye çok yönlü bir yaklaşım sergiliyor.

Tasarımlarında kullandığı ve asla vazgeçmediği unsurlarla binalarına adeta “imza” atan Kazuyo Sejima, hem ülkesi Japonya’daki hem de dünyadaki yenilikçi yapıların önde gelen mimarlarından. Onu ayrıştıran ve bir marka haline getiren özelliklerin başında cam, mermer ve metal kullanımı geliyor. Düz, parlak, kaygan yüzeyler elde ettiği bu üç malzemeyi, neredeyse tüm tasarımlarında kare veya küp formları ile şekillendiriyor.

Kazuyo Sejima, Seijo Apartmanları
Seijo Apartmanları Fotoğraf: Iwan Baan

Sanatçının bir diğer vazgeçmediği yaklaşım da dış mekan ile iç mekanı birleştirmek. Dışarıyla içeriyi bir arada harmanlamak için büyük camlar kullanıyor ve genellikle yatay mimariyi tercih ediyor. Böylece iç ile dış arasında hem görsel bağlantı kurarak aralarındaki sınırı ortadan kaldırıyor hem de doğal ışığın mümkün olduğunca içeriye girmesini sağlıyor.

Dünyanın önde gelen mimarlık ofislerinden SANAA’nın ortağı olan Kazuyo Sejima, 2010 yılında ortağı Ryue Nishizawa ile birlikte Pritzker Ödülü’nü kazandı ve Zaha Hadid’den sonra bu önemli ödülü alan ikinci kadın mimar oldu.

Yılın genç mimarı

Kazuyo Sejima, 1956 yılında Japonya’nın Ibaraki kentinde, oldukça aydın bir ailede dünyaya geldi. Annesi iyi eğitimliydi ve aristokrat bir aileden geliyordu. Babası ise bir mühendisti. Çocukluğu babasının çalıştığı Hitachi şirketinin lojmanı olan oldukça modern bir evde geçti.

Kazuyo Sejima, Chofu Polis Merkezi
Kutu formundaki Chofu Polis Merkezi Fotoğraf: Wiiii

Mesleki eğitimini yüksek lisans derecesi ile mezun olduğu Japon Kadınları Üniversitesi’nde aldı. Mimari kariyerine ise yüksek lisans yaptığı yıllarda Japonya’nın yenilikçi mimarları arasında yer alan Toyo Ito’nun ofisinde çalışarak başladı. Ünlü mimarın yanında yaşadığı çıraklık döneminde özellikle kavramsal mimari ile tanıştı. Toyo Ito ile altı yıl çalıştıktan sonra, kendi ofisini açmaya karar verdi ve Kazuyo Sejima ve Ortakları’nı kurdu.

Kendi ofisinde yaptığı ilk tasarımları modern mimari malzemelerle oluşturduğu heykelimsi yüzeyler ve iyi organize edilmiş hacimli alanlar içeriyordu. Bir tatil evi ve stüdyodan oluşan “Platformlar” isimli küçük ölçekli iki bina ile başladığı bağımsız tasarımları kısa sürede tanındı ve ulusal mimarlık ödülleri kazandı. Mimarlık çevreleri tarafından tamamen kabul görmesi ise 1991 yılında tamamladığı Saishunkan Seiyaku Kadın Yurdu ile oldu. Sanatçı, yurt tasarımıyla 1992’de Japonya Mimarlar Enstitüsü tarafından “Yılın Genç Mimarı” seçildi.

Bir şirketin kadın çalışanlarına yatakhane olarak inşa edilen Saishunkan Seiyaku Kadın Yurdu, Kazuyo Sejima’nın kişisel tarzını keşfetmesini sağladı. Yurt tasarımı ile ortak yaşamı şekillendirme fırsatı bulan sanatçı, betonarme duvarlar ile çelik çerçeve konstrüksiyonun bir karışımı olan oldukça sade ve minimalist bir bina tasarladı. Binaya destek sağlayan beş sütunu, iç mekanda oluşturduğu geniş ortak alana yerleştirilen hacimler olarak düzenledi. Böylece ortak alanlara istenildiğinde değiştirilebilecek bir dinamizm kazandırmış oldu.

İlginizi çekebilir:   Vo Trong Nghia

Ryue Nishizawa ile ortaklık

Kazuyo Sejima, Toyo Ito’nun ofisinde çalıştığı yıllarda ekip arkadaşlığı yaptığı Ryue Nishizawa’yı ofisini kurduğu ilk yıllarda işe almıştı. Mimari yaklaşımları çok benzer olan ikili, patron-çalışan ilişkisine son verip, 1995 yılında ortak olmaya karar verdiler ve SANAA’yı kurdular.

Kazuyo Sejima,SANAA
Ryue Nishizawa ve Kazuyo Sejima Fotoğraf: Takashi Okamoto./ majorevents.virginia.edu

Güçlerini birleştiren iki mimar, camın yansıtıcı özelliklerini ve beyazın parlaklığını gözler önüne seren projeler ile hem bir çok ödül kazandı hem de SANAA’yı günümüzün en ünlü global mimari ofislerinden biri haline getirdi.

Kazuyo Sejima, Grace Farrms
İkilinin tasarladığı Grace Farrms / Grace Çiflikleri’nde yer alan Nehir Binası
Fotoğraf: boutique-homes.com

Kazuyo Sejima, mimari tasarımlarının yanı sıra ABD, İsviçre ve Japonya’daki üniversitelerde dersler verdi; iç dekorasyon için ürünler tasarladı ve sergilerde küratörlük yaptı. 2010 yılında Venedik Bienali’de mimarlık sektörünün direktörlüğüne atanan ilk kadın mimar oldu.

Önemli eserleri

Rolex Öğrenim Merkezi
Lozan Federal Politeknik Okulu (EPFL) kampüsünde inşa edilen Rolex Öğrenim Merkezi, hem öğrencilere hem de halka açık laboratuvarlar, kütüphaneler, bilgi merkezleri, tartışma ve çalışma alanları, restoran ve kafeler barındırıyor. Akıcı bir mekan yaratan bina, 20 bin metrekarelik tek ve kesintisiz bir alana yayılıyor. Yapı, dikdörtgen bir plana sahip olsa da, iç mekanı tanımlayan eğriler sayesinde organik bir görünüm kazanıyor.

Kazuyo Sejima, Rolex Öğrenim Merkezi
Fotoğraf: Alain Herzog / epfl.ch

Nishinoyama Evi
Oluklu metal çatılarıyla dikkat çeken ve birbirine kenetlenmiş gibi görünen kompleks, aslında bağımsız on konuttan oluşuyor. Konutlar, oda sayısı ve metrekare olarak çeşitlilik gösterse de her konut minimum üç oda, iki iç bahçe ve bir garaja sahip. Konutların bahçelerinin bazıları avlu olarak tasarlanmış ve sürgülü kapılarla iç ve dış mekanın birleşmesini sağlamış. Bu yaklaşım, kentsel ortamda doğa ile yaşamak için önemli fırsat bir sunuyor.

Kazuyo Sejima, Nishinoyama Evi
Fotoğraf: Iwan Baan

Sumida Hokusai Müzesi
Ukiyo-e sanatçısı Katsushika Hokusai’nin hayatına ve eserlerine adanmış olan müze, modern mimarinin dikkat çekici bir örneği. Dört katlı yapının tasarımındaki en önemli unsuru, müzeye giriş yollarını açığa çıkaran ve binanın kentle bütünleşmesini sağlayan üçgen yarıklar oluşturuyor. Yarıklar sayesinde binaya erişim dört cepheden de yapılabildiği için insanların müzeyi ziyaret etmeleri kolaylaşıyor. Yarıklar ayrıca müze içerisindeki alanların da çeşitlenmesini sağlıyor. Bazı alanları bağımsız odalara dönüştürürken, bazı alanların birleşmesine olanak yaratıyor. Dış cephede kullanılan hafifçe aynalanmış yüzey ise müzenin kent panoramasına karışmasına izin veriyor.

Kazuyo Sejima, Sumida Hokusai Müzesi
Fotoğraf: gotokyo.org
Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın!
Lütfen isminizi yazın