Ex of In House, sürdürülebilir deneysel mimari

YORUM YAZIN 0
152
Ex of In House, sürdürülebilir deneysel mimari, Steven Holl
Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

Amerikalı usta mimar Steven Holl tarafından tasarlanan Ex of In House, insan ile doğa arasındaki ilişkiye odaklanıyor. T2 Rezervi olarak adlandırılan bir peyzaj alanı üzerine inşa edilmiş olan deneysel ev, sürdürülebilir bileşenleri ile modern banliyö konutlarına alternatif bir yaklaşım getiriyor.

Ex of In House, sürdürülebilir deneysel mimari, Steven Holl, T2 RezerviNew York’a bağlı bir kasaba olan Rhinebeck’te, yirmi sekiz dönümlük bir doğal peyzaj rezervi olarak tasarlanan T2 Rezervi, deneysel mimari ve kurulumlarla zenginleşen kültürel bir mekan olarak tasarlanmış. Doğal yaşam alanlarının korunmasına adanmış olan rezerv, sanatçılar ile halk arasındaki diyaloğu kolaylaştırarak sanat ve mimarlık konusunda eğitim vermek amacını taşıyor. Küçük bir gölü çevreleyen alanda, iki sergi mekanı ve sanatçı konuk evi olarak inşa edilmiş olan Ex of In House yer alıyor.

Klişeleri sorgulayan çevreci ve deneysel tasarım

Ex of In House, deneysel mimari araştırmalarının bir sonucu olarak, Steven Holl ve ekibinin mimari dil ve ticari uygulama klişelerini sorgulayan “In Explorations In” projesinin bir parçası olarak inşa edilmiş.

Ex of In House, sürdürülebilir deneysel mimari, Steven Holl, giriş kapısı
Evin giriş kapısı

Evin tasarımında mekanın ekolojisi ile güçlü bir bağlantı kurmak ve iç mekanı harekete geçirmek amacıyla belirgin bir geometri kullanılmış. Bu geometrik yaklaşım, ev içinde yamuklarla kesişen ve doğaya uzanan küresel boşluklar oluşturuyor. Küresel yapı evin giriş verandasından başlıyor ve içeride evin iç hacminden oyulmuş bir maun küre ile bütünleşiyor.

İlginizi çekebilir:   WELL Bina Standardı
Ex of In House, sürdürülebilir deneysel mimari, Steven Holl, maun küre
Evin iç hacminden oyulmuş maun küre

Ex of In House’da kullanılan yapı malzemelerinin tamamı sürdürülebilir ham ahşaptan. Pencereler, kapı çerçeveleri ve merdiven maundan, duvarlar ise huş ağacından yapılmış. Ahşap oymalar CNC ile şekillendirilmiş. Camlar da dahil olmak üzere kullanılan tüm malzemeler yerel kaynaklı. Şebekeden bağımsız olan ev, elektriği güneş enerjisi kullanarak üretiyor. Isınma ise jeotermal olarak yapılıyor ve bir enerji depolama sistemine bağlı foto-voltaik hücrelerden besleniyor. Ayrıca tüm aydınlatma armatürleri, mısır nişastası tabanlı biyoplastikten 3D olarak basılmış.

Yirmi sekiz dönümlük bir alanda olmasına rağmen ev 85 metrekarelik bir alan kaplıyor. Ahşap sayesinde son derece sıcak bir atmosfer kazanan iç mekan farklı dairesel pencerelerle evi çevreleyen doğa manzarasını adeta içeriye davet ediyor.

İçerde kullanılan dinamik geometri, oturma alanını merkeze alan farklı kullanım düzenleri oluşturuluyor. Beş kişinin konuklayabileceği evde, yatak odaları bölmeyle değil, dikey kesişmelerin örtüşmesiyle birbirinden ayrılıyor.

Fotoğraflar: © Paul Warchol / stevenholl.com

Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın!
Lütfen isminizi yazın