Mercan Üçgeni

YORUM YAZIN 0
256
Mercan Üçgeni, genel
Fotoğraf: Eric Madeja / coraltriangle.org
Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

Batı Pasifik Okyanusu’nda bulunan ve altı ülkenin sularını kapsayan Mercan Üçgeni, deniz altı biyolojik çeşitliliğin küresel merkezi olarak kabul ediliyor. Bazıları sadece bölgeye özgü olmak üzere dünyadaki mercan türlerinin en yüksek çeşitliliği, yüzde 76 oranıyla bu bölgede bulunuyor. Üçgenin biyoçeşitlilik açısından en zengin bölgesi olan Filipinler’deki Verde Ada Geçidi UNESCO Dünya Mirası Alanı olarak ilan edilen tek mercan kayalığı olma unvanına da sahip.

Mercan Üçgeni, konum
Mercan Üçgeni’nin konumu Fotoğraf: coraltriangleinitiative.org

Dünyanın en önemli resif sistemlerinden biri olan Mercan Üçgeni, Endonezya, Malezya, Filipinler, Papua Yeni Gine, Timor-Leste ve Solomon Adaları sularını kapsayan 6 milyon kilometrelik bir ekosistem oluşturuyor. Bölge aslında okyanusların sadece yüzde 1,6’sını kaplıyor olsa da barındırdığı biyoçeşitlilik ile deniz altı yaşamı için büyük önem taşıyor. Bu nedenle de bölgenin korunması küresel öncelik oluşturuyor.

Mercan Üçgeni, korunma
Bölgenin korunması küresel öncelik oluşturuyor Fotoğraf: papuaparadise.com

Şaşırtıcı zenginlikte bir ekosistem

Mercan Üçgeni’ndeki yaşam çeşitliliği saymakla bitmiyor. Bölge göz kamaştırıcı ve şaşırtıcı ölçekte bir su altı bahçesi oluşturarak deniz yaşamına ev sahipliği yapıyor. On beş tanesi endemik yani sadece bölgeye özgü olmak üzere 605 farklı türde resif yapımı mercan türü bu deniz alanında yer alıyor. Bu oran dünyada bilinen 798 mercan türünün yüzde 76’sını kapsıyor.

Bird’s Head yarımadasının kuzeybatı ucunda bulunan ve 1.500’den fazla küçük adadan oluşan Raja Ampat takımadaları ise 574 türle bölgedeki mercan çeşitliliğinin merkez üssü durumunda. Bu rakam Mercan Üçgeni’nin yüzde 95’ini, dünya toplamının ise yüzde 72’sini oluşturuyor.

İlginizi çekebilir:   Küresel kirlenmenin çarpıcı kareleri: Kehanet
Mercan Üçgeni, Raja Ambat
Raja Ambat Fotoğraf: Jonathan Chase

Bölge, aynı zamanda yüzde 37 oranıyla dünyadaki mercan resif balıklarının da en yüksek çeşitliliğini barındırıyor. Üç bine yakın farklı türde resif balığı Mercan Üçgeni’nde beslenerek yaşamını sürdürüyor. Bu türlerin 235’i endemik veya yerel olarak sınırlı türleri oluşturuyor.

Mercan Üçgeni, resif balıkları
Fotoğraf: papuaparadise.com

Resif balıklarının çokluğu ve çeşitliliği büyük balıkların da Mercan Üçgeni’nde beslenmesine neden oluyor. Dünyadaki en büyük hayvan olan mavi balina, diğer balina türleri, yunuslar, köpekbalıkları, orkinoslar, ton balıkları ve nesli tükenmekte olan deniz memelisi dugong bu deniz alanında besleniyor ve ürüyor. Mercan Üçgeni ayrıca, ton balıklarının geniş popülasyonları nedeniyle de milyarlarca dolarlık küresel ton balığı endüstrisinin önemli bölgelerinden biri konumunda bulunuyor.

Mercan Üçgeni, sadece mercanların ve balıkların değil, diğer deniz canlılarının da yaşama alanını oluşturuyor. Dünyanın yedi deniz kaplumbağası türünden altısı bu alanda yaşıyor.

Mercan Üçgeni, deniz kablumbağası
Bölgede dünyadaki yedi deniz kaplumbağası türünden altısı yaşıyor Fotoğraf: pixabay.com

Bölge, deniz ekosistemi dışında diğer canlıların ekosistemi için de oldukça önemli. Gelgit sonucu oluşan haliçlerde, tuzlu bataklıklarda ve çamurlu kıyılarda oluşan mangrov ormanlarının dünyadaki en genişleri de Mercan Üçgeni’nde yer alıyor.

Doğal üretkenliği bozabilecek tehditler

Mercan Üçgeni’nde, resifin 30 kilometresi içinde 141 milyondan fazla insan hayatını sürdürüyor ve gelirlerini mercan resiflerinden sağlıyor. Ayrıca bölge balık zenginliği nedeniyle uluslararası ticarette de önemli bir yer tutuyor. Ancak bu ekonomik büyümenin beraberinde gelen nüfus artışı, yoğun ve yasa dışı yöntemlerle yapılan avlanma ile ısınma, asitlenme gibi değişen iklim koşulları alanın sürdürülebilirliği ve doğal üretkenliği açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor.

Mercan Üçgeni, yerel halk
Yerel halk gelirini mercan resiflerinden sağlıyor Fotoğraf: Thomas Haider / thomashaider.at

Hem bölgedeki hem dünyadaki diğer ülkeler, pek çok sivil toplum örgütü, Dünya Doğa Fonu gibi doğa koruma kuruluşları ve işletmeler yerel halkın geçimini sağlayacak sürdürülebilir çözümler üreterek bu önemli ve zengin deniz alanını korumaya, tehditlerden oluşan bozulmayı durdurmaya ve tersine çevirmeye çalışıyor.

Yazıyı paylaşın | Paylaşmak güzeldir, bilgiyi çoğaltır.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın!
Lütfen isminizi yazın